Yazı Detayı
07 Aralık 2019 - Cumartesi 13:07
 
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
Sedat YÜCEL
 
 

1950 li yıllarda yaşamış bir halk Ozanı “En güzel türküleri ben yaptım, üstüne daha güzeli yapılamaz” demiş. Hey koca Ozan, Allah rahmet eylesin sana. Sen toprak olduktan sonra ne türküler, ne şarkılar bestelendi bir bilsen. Keşke MİHRİBAN türküsünü yaşarken dinleyebilseydin. Keşke “Aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor dizelerini okuyabilseydin.

Bazı insanlar da öz güven üstü, maraz denilecek haller vardır.                                                                 MFÖ üçlüsünün bir şarkısı var ya “Sen neymişsin be abi” . İnsana aynen bunu dedirtir işte.

Ne her şeyi bilebilme, ne de yaptığımız her neyse en iyisini ben yaptım deme hakkımız var.                                

Hazreti Mevlana ne güzel söylemiş:   

Yüzde ısrar etme, doksan da olur.

 İnsan dediğinde noksan da olur. 

Sakın büyüklenme, elde neler var.

Bir ben varım deme yoksan da olur.

Hatasız dost arayan dosttan da olur.

 Esasen, az ya da çok her birimizde olan bir hastalıklı huydur bu ben bilirim halleri.

“Yahu kişi bilmediğinin düşmanıdır” der bir atasözümüz. Buna  göre bilmediğimiz nelere düşman olduğumuzu biliyor muyuz?

Şu kadın cinsini gereğince bilebilsek, tanıyabilseydik toplumsal yüz karamız olan kadına şiddet, kadın cinayetleri mi olurdu?

Evlenen çiftlerin neredeyse kısa sürede yarıya yakını boşanmak için mahkemelere baş vurur muydu?                                                                                                                                                                 Menopoz hallerinin oluşturduğu travmayı yönetemeyen çiftler 30-40 yıllık evliliklerine nokta koyar mıydı?

Sağcı solcunun, solcu da sağcının bu ülkenin selameti, iyiliği, güzelliği için uğraş verdiklerini 12 Eylül ihtilalın de olduğu gibi birbirlerinden ceza evinde mi öğreneceklerdi?

Sünniler,  Alevilerin de Allah’a ve Peygambere iman ettiklerini, kuran okuduklarını “Sevgide buluşalım” projesinden mi öğrenecekler?

Sevgili dostlar, araya boşluk girdi mi, doğa boşluğu kabul etmez; asıl olan bu boşluğu kötü niyetlilerin beynimizi habis bilgilerle doldurmasına imkan vermemektir. İyi, güzel ve doğru olanlar ile doldurmaktır.

Onun için her şeyi ben bilirim iddiasındaki insan çok tehlikelidir.

Her şeyi ben bilirim diyen insan, yeni bir şey öğrenemez.                                                                      Komplekslerinden kurtulamaz, çok konuşur, çok karışır ve her şeyi berbat eder.

Kompleksi olmayan insan öğrenme açlığı içindedir. Araştırır, sorar soruşturur.

Alimler de yanılır, bilim adamları da yanılabilir.

Doğruyu öğrenme erdemi, bütün mahsurları ortadan kaldırır.

Ampulü icat eden Edison, icadı üzerinde çalışırken;  odasında bulunan bir iri kedi  bir de yavrusu,  ihtiyaçları için dışarı çıkmak istediklerinde kapıyı tırmalarlar Edison da  kapıyı açarmış. İhtiyaçlarını gideren kediler  tekrar kapıyı tırmalarlar, Edison tekrar kapıyı açar içeri  alırmış. Bu böyle devam edermiş. Edison’un Konsantresi bozan kediler için  çağırdığı Marangoza talimatı verir. 

 

“Kapıya bir küçük bir de büyük delik aç, kedilerin küçüğü küçük delikte, büyüğü büyük delikten çıksın ben de rahat edeyim” demiş. 

Marangoz: Efendim bir tane büyük delik açalım her ikisi de aynı delikten çıksın girsin” deyince, Edison gülümsemiş ve teklifini onaylamış.                                                                                                              

 Ben şöyle bilginim, böyle mucit’im, yüzlerce adamı yanında çalıştıran iş adamıyım dememiş. Öğrenmenin yaşı da zamanı da yoktur. İnsan her an bir şey öğrenebilir.

Kuran’ı Kerim Zumre Suresi 9. Ayetinde Yüce Allah (cc) şöyle buyuruyor:

 “Ey Resulüm, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

Bilelim; ama bilgiyi eksik ve yarım asla bilmeyelim. Çünkü yarım ve eksik bilgi az pişmiş ekmek gibidir. Ekmek az pişerse hamur olur midemize oturur. Yarım bilgi ise beynimize oturur ve başımıza olmadık işler açar. Biz biliyoruz ki; yarım hoca olursak imana, yarım doktor olursak cana zarar verebiliriz.

Öğrenmek istemeyen insan ceset olarak değil; ama ruhen ölmüş insandır. 

Ön yargılarımızı kırmak, egolarımızdan kurtulmak, çok okumak, çok öğrenmek, faydalı olmak  dileklerimle.

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: BEN, HER, ŞEYİ, BİLİRİM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
27 Temmuz 2020
KUŞAKLARLA ÇATIŞMAYALIM!
20 Temmuz 2020
BOSNA'YI ANLAMAK
13 Temmuz 2020
HALKIN GÜCÜ VE DEMOKRASİ
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2020
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
10 Aralık 2019
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı