Yazı Detayı
14 Kasım 2019 - Perşembe 09:15
 
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
Sedat YÜCEL
 
 

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun,

Kış günü herkesin evi barkı olsun
Memleket isterim,
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikayet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı Tarancı, kimsenin ayrışmadığı, bırakın bir eksiğini, evinin bile olduğu mutlu, huzurlu insanları düşlüyor.              

Şikâyetler ecel ile gelen ölümlerden olsun temennisinde. Tabi böyle bir memleket var mı?                                

İnsanlar bu denli iyi niyet ve hoşgörü taşıyor mu? Ben bilemiyorum.  akdir sizin! 

Bugüne dek Sayın Cumhurbaşkanı dışında çok net biçimde “ETNİK, BÖLGESEL, DİNSEL anlamda bizim partimizde siyaset yapılmayacaktır.” İfadesini kullanan başla bir lider yoktur. Peki, bunu gerçekte uygulayan var mıdır?                         Takdir yine yüce milletindir derim...

Şehirler kalabalıklaşıyor, birçok ilimiz az ya da çok göç alıyor. Türkiye gibi etnik ve kültürel anlamda çeşitliliği ve zenginliği olan bir ülkede, şehirler bu göçlerden nasibini alıyor. Her insan doğduğu, büyüdüğü yerde yaşamıyor. Başta iş dâhil yer değiştirmesinin birçok nedeni var.                                                                      

Buraya kadar sorun yok. Yaşamın içinde insanlar dostlar ediniyor, arkadaşlıklar kuruyor. Bayramda seyranda görüşülüyor; ama bir yere talip olduğunda, birileri çıkar çatışması vehmiyle insani davranışların dışında hareket etmeye başlıyor. Hülasa işin rengi değişiyor. Sonrasında sorular şöyle şekilleniyor: Nereli ve Kimlerden?                                                                                                                                                                                                                                                            

Hangi partiden?. Hangi mezhepten? Hangi tarikata, hangi cemaate bağlı? Sizin çocuk mu, bizim çocuk mu?. Valla kimse kusura bakmasın bu aynen böyle oluyor. Ankara da da öyle oluyor, Ardahan da da böyle oluyor, Kocaeli’de de böyle oluyor.                                    

Araştırmadığım için batı toplumlarında bunlar yaşanıyor mu Bilemiyorum. Belki bir nebze olsun kayırmalı tercihlere, tutuculuğa tahammül edilebilir; ama bence ölçüsüz olmamalı. Gizli yada ötekileştiriciliğin asla hoş tarafı yoktur. Yüce Peygamberimiz (A.S) “Arabın arab olmayana üstünlüğü yoktur, üstünlük takvadadır” buyurmuştur. Şayet bir tercih, bir gözetme yapılacaksa belirleyici üstünlük; ehliyet, liyakat, dürüstlük kriterleri üzerine olmalıdır. Buna özen gösterilmez ise memleketin hayrına bir şey yapılmış olmaz. Toplumsal barış zedelenir.                                                                                                          

Sevgi ölümsüzdür derle. Bu koşullarda gönülden sevmeleri yok edersiniz Adaletsizlik yapmış olursunuz. Kentlilik bilincine hasar verirsiniz Neticede, şehri güzelce imar ediyorum derken bir de bakmışsınız mutsuz şehirlerin mimarı olmuşsunuz. Sevgiyle Kalın.

 
Etiketler: BİR, ŞEHİR, İSTİYORUM,
Yorumlar
Haber Yazılımı