Yazı Detayı
20 Ekim 2020 - Salı 15:46
 
HAYAT EVE SIĞMADI
TÜKETİCİNİN ABİSİ
tukodergolcuk@outlook.com
 
 

Türkiye’deki tüketicilerin hak ihlallerinin pandemi süreci ile arttığını görmekteyiz.Özellikle e-ticaret hacmi genişledi. ‘Evde kal’ dedik ama hayat eve sığmadı. Dolayısıyla ciddi sıkıntılar yaşandı. Kargolarda, özel okullarda, düğün salonlarında sorunlar yaşandı. TÜKODER, 30 yıllık geçmişi olan bir dernektir. Hak temelli, emek eksenli mücadele veren, kamu yararına bir derneğiz. Türkiye’de 43 şubemiz var. Tüketiciler, karşılaştığı sorunlarda bizleri arayarak ne yapması gerektiklerini soruyorlar. Bizler de sorunu detaylı olarak öğrenirken, onları da doğru bir şekilde yönlendiriyoruz. Sorun yaşadıkları firmaya ihtar çektiriyoruz ve kamu kuruluşlarına çözüm noktası için yönlendiriyoruz
 

“BİLGİLENDİRME ÇALIŞMASI YAPACAĞIZ”
TÜKODER tüketicinin bilinç seviyesini yükseltmeyi  amaçlar“Tüketicinin hakları konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarda Tüketicilerin ürün güvenliği ile ilgili bir sorunla karşılaştığında ne yapması gerektiği, ürün alırken güvenli ya da güvenli olmadığını anlaması ve buna karşı nerelere başvurması gerektiğiyle ilgili bilgilendirme çalışması yapıyoruz. Bilinçli bir tüketici, bilinçli alışveriş yaparsa hem alışverişten kaynaklı sorunları daha fazla yaşamayacak, hem de ekonomisine de katkı sunacaktır.

 

“9 AYRI HAKKIMIZ VAR”
TÜKODER’in diğer bir amacının da Türkiye’deki evrensel tüketici haklarının karşılığını bulmasıdır.Temel ihtiyaçların karşılanması hakkı, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, bilgi edinme hakkı, ekonomik çıkarların korunması hakkı gibi 9 hakkımız var. Türkiye de bunun altına imza attı ama birçok uluslararası anlaşmaya imza atılsa da karşılığının verilmediği birçok anlaşma da var. Bizim mücadelemizin bir yanı da bunun karşılığının bulunmasıdır. Örneğin; TÜKODER’in çevre ile ne gibi bir ilgili olduğunu soruyorlar ama sağlıklı bir çevreye yaşamak benim hakkımdır. Ormanı, yeşili, ağaçları yok ettiğiniz zaman nasıl bir çevrede yaşayacağım?

 

“TEMEL İHTİYAÇLAR EVRENSEL HAKTIR”
Temel ihtiyaçların karşılanması çerçevesinde tüketicinin sağlıklı gıdaya ulaşım hakkı bulunduğunu belirtirken  “Besin değeri yüksek, güvenilir gıdaya ulaşacağız. Burada da diğer meslek kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin; pandemi sürecinde bilim insanlarımız, vatandaşlarımızın bağışıklık sistemini güçlendirmesi gerektiğini söylüyor. Öyle bir yaşam çelişkisi içerisindeyiz ki bağışıklık sistemini güçlendirmek için güvenli gıda ile beslenmek gerekiyor. Güvenli gıda ile beslenmek için ekonomik gelirin, alım gücünün yüksek olması gerekir. Fakat pandemi sürecine baktığınızda işten çıkarmalar ve düşük ücretle çalışmalar ile herkesin alım gücü düştü. Alım gücü düşen tüketici nasıl bağışıklık sistemini güçlendirecek? Ayrıca tüketicinin bütçesine maske giderleri de eklendi. Tüketicinin, koruyucu olması açısında günde 2 tane maske kullanması gerekiyor. Bir ailede 4 kişinin dışarıya çıktığını düşünürsek 8 maske, bir ayda 240 TL yapar. Ayrıca dezenfektanı da var. Bugünün şartlarında asgari ücretle çalışan bir tüketici için ciddi bir rakam oluyor. Kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamak evrensel haktır. Bunu sağlamak da kamu otoritesinin görevidir. Bu çerçevede baktığımızda Türkiye’de bunu göremiyoruz.

 

“AÇLIK SINIRI ASGARİ ÜCRETİN ÜZERİNDE”
Türkiye’deki açlık sınırına dikkat çekmek istiyorum “Açlık sınırı, asgari ücretin üzerinde çıkmış durumdadır. Türkiye’nin 3’te 2’si yoksullukla mücadele ediyor. Yoksulluk sınırına baktığınızda insanın insan olmaktan kaynaklı eğitim, ulaşım gibi tüm giderlerini içine alan bir sınırdır. Türkiye’de 7 bin TL’nin üzerinde maaş alan kaç kişi var? Ülkede bütünsel düşünmek gerekiyor. Tüketici haklarıyla ilgili bilincin oluşması için eğitim şart. Eğitim seviyesinin yüksekliği gerekiyor. Türkiye’de hem üretici, hem de tüketiciler tüketici haklarını bilirse sorunlar asgari seviyeye iner. Bizde maalesef üretici, tüketici haklarını değil de daha çok maliyetleri düşürmeyi düşünüyor. Tüketici, alım gücü düşük olduğu için merdiven altı ürünlere yöneliyor. Bu dengeyi koruyamıyoruz”

 

“VATANDAŞ NASIL MERDİVENALTI ALMASIN?”
Türkiye’de alkolden alınan vergilerin de çok yüksek olması nedeniyle kaçak alkol üretimi hız kazandı bina bağlı olarakda ölümler arttı. “Bu vergileri, insanların içmemesi için yükseltiyorsanız, başka yöntemlere başvurmalılar. İnsanları eğitimle bundan vazgeçirebilirsiniz. Vergilere yükselterek insanları alkolden uzaklaştıramazsın. Alkolün zararlarını okul çağlarından başlayıp insanlara öğreterek bunu engelleyebilirsin. Biz her yıl eğitim sistemiyle oynuyoruz. Sürekli değiştirilen bir eğitim sistemi içerisinde bilimden uzak ve çağdaş bir eğitim sistemini uygulamadığınız sürece Türkiye’de ne tüketici hakları gereği gibi yerine oturur, ne de tüketici bilinci yerine oturur. Döviz yükseliyor, yükseldikçe de girdi maliyetleri yükseliyor. Girdi maliyetleri yükseldikçe ürünlere zam gelecek ve tüketicinin alım gücü biraz daha dibe vuracak. O zaman da, ‘Merdiven altı ürünlerden almayın’ diyecekler. Vatandaşlar nasıl merdiven altı almasın? ‘Evinizde içki yapmayın’ diyorlar ama nasıl yapmasın?”.

 
Etiketler: HAYAT, EVE, SIĞMADI,
Yorumlar
Haber Yazılımı