Yazı Detayı
15 Şubat 2018 - Perşembe 19:32
 
İSLAM DA MÜZİK
Mustafa OKULLU
 
 

Müzik, kelime olarak Yunancadaki “Musaların Sanatı” anlamına gelen “mousike” sözcüğünden gelmektedir[1]. Arap dilindeki (mûsîkî / mûsîkâ) kelimesi de aynı köktendir[2]. “Mûsî”, “nağmeler”; “kî” ise “ölçülü ve zevkli” anlamına gelmektedir[3].

2- İnsanla yaşıt olan nağme sanatının adı Yunancadan alınmıştır ve dünyanın hemen bütün dillerinde aynı asıldan çıktığı belli olan benzer şekillerde kullanılır. Yunancada, o dilin alfabesine göre m-o-u-s-a harfleriyle yazılan ve “mûsa” diye okunan “peri” anlamında bir kelime vardır. Yunancanın kurallarına göre, bir kelimenin sonuna gelen -ike veya -ika takısı, o kelimeye “konuşulan dil” anlamını kazandırır. Mûsa’ya eklenen -ike takısı, peri kelimesine de “perilerin konuştuğu dil” anlamını verir. (Yunancası “ta mûsike’). Mûsiki ve şiire daha sonraları -İslâmî terimle- “meleklerin dili” denmiş olmasından da anlaşılacağı gibi, müzik kelimesinin kökündeki bu “perice” anlamı, bu sanatın sonradan yapılan bütün tariflerinin en kısası değil ve en güzelidir[4].

3- Müzik kelimesi, Yunan mitolojisinde bi­lim ve sanat tanrıçası “Müz” isminden kaynaklanmaktadır[5].

Türkçe’de şehir çevresinde saray ve konak müziklerine Kâr[6], Kârçe[7] ve Beste[8]; şehir ve çevresindeki küçük kasaba müziklerine Şarkı[9] ve Türkü[10]; cami müziğine Ezan, Dua, Tehlil[11],Tesbih[12], Salât[13], Tekbir[14] ve Temcid[15]; tek­ke müziğine Semâ[16], Deme[17], Tevşih[18], Şugl,[19] Durak[20], ilâhî[21], Nefes[22], Münâcaât[23], N’at[24] ve Âyin[25]; kışlalardaki askeri müziğe Mehter[26]; sınırboylarında kahramanlık ve savaş türkülerine Marş[27] adı verilmektedir.[28] Bunların yanında Mani[29], Koşma[30], Divân[31], Karşılaşma, Bozlak[32], Uzunhava[33], Destan[34] gibi daha birçok çeşit müzik türleri de bulunmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim’de ses sanatı olarak “müzik” kavramını ifade eden özel bir kelime ve kavram bulunmamaktadır. Ancak müziğin muhtevası, icrası ve sonuçlarını ilgilendiren ve bu hususlarda temel ölçü sayılacak kurallardan söz eden bir çok ayet-i kerime yer almaktadır. Bu kuralları şu şekilde özetleyebiliriz:

1- Müziğin, insanları Allah yolundan alıkoymaması.

2- Din ve dince mukaddes kabul edilen şeyleri alay konusu etmemesi.

3- Dini sorumluluk ve görevleri ihmal edecek seviyede olmaması.

4- Dini değerlere aykırı konularda propaganda özelliği taşımaması.

5- Söz veya icrasında yalan, iftira, zinaya teşvik gibi dince yasaklanan husus­ların yer almaması.

6- İbadet gibi telakki edilmemesi.

7- Kur’ân okuma ve dinleme kültürünün önüne geçmemesi.

8- İnsanları nefsani arzularına esir edecek bir icra, muhteva ve seviyede olma­ması.

9- insanları dini ya da dünyevî faydalardan tamamen uzak bir şekilde faydasız şeylerle meşgul etmemesi.

10-Maddi ya da manevi her hangi bir zarar unsuru taşımaması.

II- Hadis kaynaklarında Rasulullah (s.a.s)’den çeşitli yorum ve uygulamalar nakledilmektedir. Bunların bir kısmı sahih, bir kısmı zayıf diğer bir kısmı da uydurmadır. Sahih rivayetlerde Rasulullah (s.a.s.)’in müziği Kur’ân-ı Kerim’de belirtilen ölçüler ışığında değerlendirdiği, dini açıdan sakıncalı gördüğü müzik icralarını yasakladığı, dini açıdan her hangi bir sakınca görmediği müzik icralarına da müsaade ettiği, hatta bizzat kendisinin de bu gibi müzikleri dinleyip ashabını teşvik ettiği ifade edilmektedir.

III-Eserlerinde müzik konusuna yer veren alimler bu hususta farklı görüşler belirtmişlerdir. Bu mayanda kimi İslâm alimleri müziği bütünüyle haram sayma yoluna gitmiş, kimisi mekruh demiş kimisi de müziğin bütünüyle mübah olduğunu savunmuştur. Bütün bunların yanında müziği çeşitli yönleriyle tahlil ederek olumlu/mübah olanını, olumsuz/haram olanından ayıklamaya çalışarak, gerek muhteva gerekse icrasında dinin temel kurallarına aykırılık bulunmayan ve insanlarda olumlu sonuçlar doğuran müziğe cevaz verip, bu özellikleri taşımayan müziği haram sayanlar da olmuştur. Esasen kaynaklar dikkatli incelendiği zaman müziği haram, mekruh ya da mübah sayan alimlerin hemen bütününün konuyu bu açıdan ele alıp inceledikleri görülecektir. Bu da alimlerin müziği içinde yaşadıkları toplumların sosyo-kültürel yapısına göre değerlendiklerini göstermektedir.

İslam açısından müziğin hükmü, “müzik” denilince ne anlaşıldığına bağlıdır. Tarih boyu İslam kaynaklarında müzik çeşitli isimler altında anılmış, her kavram kendi içinde başka şeyleri de ifade etmiş ve müziği dini açıdan yorumlayanlar da bu kavramlar ve içeriklerine göre müziği yorumlamışlardır. Günümüzde müziğin dini yönü ile ilgili tartışmalarda da bu husus geçerliliğini korumaktadır.

 

Müzik kelimesi, Yunan mitolojisinde bi­lim ve sanat tanrıçası “Müz” isminden kaynaklanmaktadır[5].

Türkçe’de şehir çevresinde saray ve konak müziklerine Kâr[6], Kârçe[7] ve Beste[8]; şehir ve çevresindeki küçük kasaba müziklerine Şarkı[9] ve Türkü[10]; cami müziğine Ezan, Dua, Tehlil[11],Tesbih[12], Salât[13], Tekbir[14] ve Temcid[15]; tek­ke müziğine Semâ[16], Deme[17], Tevşih[18], Şugl,[19] Durak[20], ilâhî[21], Nefes[22], Münâcaât[23], N’at[24] ve Âyin[25]; kışlalardaki askeri müziğe Mehter[26]; sınırboylarında kahramanlık ve savaş türkülerine Marş[27] adı verilmektedir.[28] Bunların yanında Mani[29], Koşma[30], Divân[31], Karşılaşma, Bozlak[32], Uzunhava[33], Destan[34] gibi daha birçok çeşit müzik türleri de bulunmaktadır.

Peygamber (s.as.) dönemi musiki terimleri ve aletleri ile ilgili olarak Tarih, Edebiyat, Hadis, Tefsir vb. kaynaklarda farklı tespitler bulunmaktadır. Bu tespitlerin ve rivâyetlerin mukayesesi, konunun netleşmesi bakımından önem arzetmektedir. Ancak çalışmanın hacmini aşmaması bakımından biz burada başta hadis kaynakları olmak üzere, tefsir, fıkıh ve tasavvuf kaynaklarında geçen terimleri nakletmekle yetineceğiz.

Peygamber (s.a.s.)’in hadisleri ve diğer İslâm kaynaklarında tespit edebildiğimiz başlıca mûsikî terimleri şunlardır: “el-Gınâ”, “el-inşâd”, “el-Hudâ”, “en-Nasb”, “en-Niyâhe”, “el-Gazel”, “Zühdiyyât”, “Kaside”, “Tağyîr”, “Semâ”, “Mûsikî”, “el-Elhân”, “el-Edvâr”, “Meâzif”, “Mezâmîr” ve “Melâhî”.

MÜZİĞİ GENEL OLARAK HARAM SAYANLAR

Bazı alimler türü ve muhtevası ne olursa olsun “müzik” kavramına giren her türlü ses sanatını haram saymışlardır. Bu husustaki bazı görüşler ve delilleri şöyledir:

A-Kur’an-ı Kerim

1- “insanlardan öyleleri vardır ki, halkı farkettirmeden ve hiçbir bilgiye dayan­madan Allah yolundan saptırmak ve dini alaya almak için boş söz ve eğlendirici sözler (lehve’l-hadîs) satın alırlar. işte onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır.[89]

Tirmizî’nin Ebu Ümâme el-Bâhilî’den naklettiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Şarkıcı kadınların alım ve satımı, onlar üzerinden para kazanmak ve onların karşılığında alınan ücretler helal değildir. Allah Teâlâ’nın şu sözü onlar hakkında nazil olmuştur: “insanlardan öyleleri vardır ki…”[90]

Sahabeden İbni Mes’ud, İbni Abbas, Ebu Ümâme ve Cabir b. Abdullah; Tabiinden Mücahid, İbn Cüreyc, ikrime, Hasan-i Basrî ve Mekhûl burada geçen “lehve’l-hadîs”den maksadın şarkı olduğunu söylemişlerdir.[91] Bir rivâyette Mücâhid bunu “Davul” (Tabl) şeklinde tefsir etmiştir.[92]

İmam Kurtubi (ö. 671/1273), müfessirlerin bu konudaki görüşlerini nakletikten sonra: “Bu konuda en doğru görüş, “Lehve’l-Hadis”ten maksadın şarkı olduğunu ifade eden görüştür. Peygamber (s.a.v.) ve ashab-ı kirâmdan nakledilen görüşler de bunu gerektirir” demektedir.[93]

İbn Arabî (ö. 543/1148) “Lehve’l-Hadis”in yorumunda “şarkı ve çalgı aletleri”, “batıl olan herşey” ve “darbuka” şeklinde üç ayrı görüş olduğunu söyledikten sonra, en doğru görüşün “Lehve’l-Hadis”ten maksadın “batıl olan herşey” olduğunu savunan ikinci görüş olduğunu ifade etmiştir[94].

Şafii fakihlerinden İbn Hacer Heytemî (ö. 974/1567)[95] ile bazı Hanbeli fakih­leri[96] bu âyete dayanarak şarkının haram olacağını; Hanefî fakihlerinden İbn Âbidîn de bu âyete dayanarak mübah şekliyle bile olsa şarkının mekruh olduğunu ifade etmiştir[97].

Muhamed Hamdi Yazır (ö. 1361/1942) ise konuyu şöyle özetlemektedir: “Tefsir alimlerinin bir çoğu “Lehve’l-Hadis”i şarkı ile tefsir etmişlerse de araştırmacıların tercihi ayetin zahiri gereği genel bir mana ifade etmesidir. Bununla beraber burada asıl azarlamanın hikmeti şununla anlatılmıştır: “Bilmiyerek Allah yolundan saptırmak ve onu alaya almak”. Yani saptırdığını htirmeden, yaptığı işin akibetini sezdirmeden dini ve ahlakı bozmak ve Allah yolu ve onun hak diniyle eğlenmek için.[98]

Ayetin müziğin haramlılığına delil olarak ileri sürülmesine karşı çıkan İmam Gazzâlî bu konudaki görüşünü şöyle ifade etmektedir: “Din karşılığında, Allah yolundan saptırmak için “Lehve’l-Hadis” satın almak haramdır. Bu konuda tartışma yoktur. Her çalgı, dinin karşılığında satın alınmıştır ve Allah yolundan saptırıcıdır da denilemez. Ayetten maksat da budur. Bir kişi Kur’an-ı Kerim’i dahi Allah yolundan saptırmak için okusa haram işlemiş olur.[99]

2- “Bu söze mi şaşıyorsunuz? Gülüyorsunuz… Ağlamıyorsunuz… Habersiz oya­lanmaktasınız (sâmidûn).” [100]

Ayette geçen “Sâmidûn” kelimesi İbn Abbas (ö. 68/687) ve ikrime (ö. 105/723)’ye göre şarkı manasındadır. Çünkü Yemen ve Hımyer lugatında “Sümûd” şarkı (gınâ) manasına gelmektedir.[101] Mekkeliler Kur’ân dinledikleri zaman ona kulak verme­mek için şarkı söyler, eğlenirlermiş.[102]

İbn Kayyım el-Cevziyye ayette geçen “Sâmidûn” kelimesini şarkı olarak yorum­lamasından hareketle müziğin haram olduğunu ifade etmiş ve “Sâmidûn” kelime­sinin diğer manalarının da müziğin birer fonksiyonu olması münasebetiyle hangi noktadan ele alınırsa alınsın bu ayet-i kerimenin müziğin haramlılığını ifade ettiğini iddia etmiştir. [103]

İmam Gazzâlî ayet-i kerime’nin bu şekilde değerlendirilmesini şöyle tenkit etmiştir: “Sâmidûn” kelimesinin manasının şarkı olduğu kabülüne binaen eğer ayetteki sitem haramlılık ifade ederse, bundan önceki âyetlerde zikredilen gülmenin ve ağlamamanın da haram olması gerekirdi.[104]

3- “Onlar yalan yere şahitlik (zûr) etmezler, faydasız birşeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler”. [105]

Mücâhid (ö. 104/722) bu ayette geçen “ez-Zûr” kelimesini şarkı (gınâ)[106]; İbn Hanefiyye (ö. ) de şarkı (gınâ) ve eğlence (lehv) şeklinde tefsir etmişlerdir[107].

İbn Kayyım el-Cevziyye ve bazı Hanbeli fukahası, Muhammed b. el-Hanefiyye’nin ayette geçen “ez-Zûr” kelimesini “şarkı” (ginâ) şeklinde açıklaması ile ayette geçen “Lağv” kelimesinin, “terkedilmesi gereken her türlü batıl ve yanlış şey” manasına gelmesinden hareketle müziği batıllar arasında sayarak haramlığını ifade etmişlerdir. [108]

4- “Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler. “Bizim işlediğimiz bize, sizin işlediğiniz sizedir. Size selam olsun. Cahillerle ilgilenmeyiz derler” [109].

İbn Kayyım’a göre bu ayet-i Kerime her ne kadar özel bir sebeb üzerine inmişse de ifade ettiği mana umumidir. Her türlü gereksiz ve faydasız şeyi (Lağviyyat) kap­sar. Müzik de gereksiz ve faydasız olduğuna göre o da bu ayetin hükmüne dahildir. [110]

5- “De ki, Hak geldi batıl zail oldu. Zaten batıl ortadan kalkmaya mahkum­dur.” [111]

İbni Vehb’in naklettiğine göre, Ubeydullah, Muhammed b. Kasım’a:

- “Şarkı hakkında ne dersiniz?” diye sorar.

- Kasım: “O batıldır” der. Ubeydullah:

- “O’nun batıl olduğunu ben de biliyorum. O’nun hakkında ne düşündüğünüzü sordum.” der. Kasım:

- “Batıl’ı bilirmisin. O nerededir?” diye sorar. Ubeydullah:

- “O ateştedir” diye cevap verir. Bunun üzerine Kasım:

- “işte o, odur” karşılığını verir.

Birisi, İbni Abbas’a: “Şarkı hakkında ne dersiniz? Helal mıdır, Haram mı? “diye sorduğunda İbni Abbas (r.a.) “Ben ancak Allah’ın kitabında haram dediğine haram derim” cevabını vermiştir.

Adam: “O helal mıdır?” diye sorduğunda İbni Abbas: “Öyle birşey diyemem. Sen hak ile batılı bilir misin? Kıyamet günü geldiğinde şarkının yeri neresi olur?” diye sormuş.

Adam: “O batıl ile beraber olur” diye cevaplayınca, İbni Abbas: “Şimdi git, sen kendi fetvanı verdin” demiştir.

İbni Kayyım el-Cevziyye bu görüşlerden hareketle şarkının haram olduğunu ifade etmiştir.[112]

6- “Ama kim Rabbinin azametinden korkup ta kendini hevadan (kötülükten) alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.” [113]

İbn Kayyım’a göre müzik nefsin hevasından olduğuna göre ayetin ifade ettiği mefhum gereği sakınılması gerekir.[114]

7- “Kabedeki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka birşey değildir.” [115]

Kurtubî, “Bu âyyette rakseden, el çırpan ve bağıran cahil sufilerin bu dav­ranışlarına reddiye vardır”[116] derken; İbni Kayyım el-Cevziyye, toplu zikir halaka­larında el çırparak ilahi, kaside ve zikir çekenlerin bu halini Mekke’li müşriklerin hallerine benzeterek tasavvuf mûsikîsinin haram olacağını ifade etmiştir. [117]

8- “Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaadlerde bulun.” [118]

İbn Abbas ve Mücâhid bu ayette geçen sesi, “şarkı”, “çalgı aletleri” ve “eğlence” olarak tefsir etmiştir.[119] Dahhâk’a göre ise “çalgı aletlerinin sesi” (savtü’l-mezâmîr)’dir.[120]

İbn Kayyım el-Cevziyye, İbni Ebi Hatem’in bu ayeti “günaha çağıran herşey” olarak tefsir etmesi; Mücahid’in şeytanın sesinin “şarkı”, “batıl” ve “çalgı aletler”i (mizmarlar) olduğu” ifadesi ile Hasan-ı Basrî (ö.110/728)’nin şeytanın sesinin “Def” olduğu şeklindeki tefsirinden hareketle müziğin haram olduğunu söylemiştir.[121]

İbn Hacer Heytemî, bu âyete dayanarak çalgı aletlerinin haram olacağını ifade etmiştir.[122]

9- “Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitabı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir.” [123]

“Sözlerin en güzeli Kur’an olduğuna göre dinlenilmesi gereken şey de Kur’an olmalıdır. Nitekim bu aynı zaman da bütün peygamberlerin sünnetidir” diyen İbn-i Teymiyye (ö. 728/1328), Kur’an-ı Kerim’deki dinlemek ve okumakla ilgili ayetlerle, mü’minlerin Kur’an dinlerken duydukları coşkuyu anlatan ayetleri de zikrederek “okunması, dinlenilmesi ve coşulması gereken tek şey varsa o da Kur’an’dır. Dolayısıyla aynı fonksiyonları icra etmek maksadıyla şarkı gibi başka şeylerin kullanılması caiz değildir” görüşünü ileri sürmüştür. [124]

Sonuç olarak türü ve muhtevası ne olursa olsun her çeşit müziğin haramlılığı konusunda delil olarak sürülen bu ayetlerin bu iddiaya doğrudan delil teşkil etmesi mümkün gözükmemektedir.

Şöyleki bu hususta en fazla baş vurulan ayet olarak Lukman suresi 6. âyeti, İmam Gazzâlî ve Muhammed Hamdi Yazır’ın da ifade ettiği gibi, Allah yolundan saptıran şeyleri yasaklanmaktadır. Bu ise sadece müziğe mahsus bir özellik değildir. Üstelik müziğin her çeşidinin insanı Allah yolundan saptırdığı da idda edilemez. Ayrıca eğer eğlenceyi (Lehv) sırf eğlence olduğu için yasaklamak gerekirse dünyada olan herşeyin de yasaklanması gerekir. Çünkü Allah Teâlâ “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir…”[125] buyurmaktadır.

Necm Suresi (53) 61. âyetinde geçen “Sümûd” kelimesi her ne kadar Himyer lugatında “müzik” manasına geliyorsa da, başta Kureyş lehçesi olmak üzere diğer lehçelerde eğlence (levh) manasına gelmektedir.[126] Bu da âyet-i kerimenin, müzikle ilgili özel bir ayet olmayıp, dinden ve dini görevlerden engelle­yen bütün eğlence ve meşguliyet çeşitleri için geçerli olduğunu göstermektedir.

Özellikle İbn Kayyım el-Cevziyye tarafından ileri sürülen Furkan (25) 72, Kasas (28) 55, isrâ (17) 81, Nâziât (79) 40-41 âyet-i kerimelerinde geçen “Bâtıl”, “Lağv”, “Hevâ” “Zûr” vb. tabirler müzikle ilgili özel tabir­ler olmayıp, müzikle beraber bu özellikleri taşıyan daha birçok konuyu ihtivâ et­mektedirler. Ayrıca bu kavramlarla yasaklanan hususların müziğin bazı çeşitleri için geçerli olsa bile bütünü için geçerli saymak mümkün değildir.

Enfâl (8) 35. âyetinde geçen “Mükâ” (ıslık çalma) ve “Tasdiyeh) (el çırpma) müziğin bir çeşididir. Bu âyet müziğin bu çeşidinin haram olduğunu ifade etse bile bütününü kapsamamaktadır. Ayrıca bunların bir ibâdet çeşidi oldukları ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu âyet daha çok ibâdetlerle ilgili müzikler için bir ölçü teşkil edebilir ki İbn Kayyım da âyeti bu şekilde yorumlamıştır.

İsrâ (17) 64. âyetinde insanı azdıran sesin “müzik” olduğu kanaatinden ha­reketle müziğin haram olacağı ifade edilmiştir. Halbuki müzik insanı azdırabildiği gibi insanda güzel duygular da uyandırabilir. Nitekim müziğin bir kısmı insanları isyan ettirirken diğer bir kısmı insanları hakka davet edebilmektedir. Kur’ân-ı Kerim’in güzel sesle okunmasına teşvik edilmesi bunun açık bir örneğidir.

Zümer (39) 23. âyetinde, Kur’ân-ı Kerim’in okunup dinlenilmesi ile ilgili ifadeler yer almaktadır. Kur’ân’ın en güzel olması, Kur’ân’a aykırı olmayan şeylerin güzelliğine engel değildir. Nitekim Peygamber (s.a.v.) Mekke müşriklerine karşı Kur’ân’la cihad ettiği gibi[127] şiir vb. şeylerle de mücâdele etmiş bu hususda, Hasân b. Sâbit’i özel olarak teşvik ederek başarılı olması için dua etmiştir.[128] Ayrıca Yolculuk, düğün, bayram vb. durumlarda müzik dinlemiş ve dinlenilmesine de müsade etmiştir ki bunlar, Kur’ân-a aykırı olmayan şeylerin dinlenmesinde bir sakınca olmadığını göstermektedir.

Musikîde iki ses kullanılır: insan sesi ve âlet sesi. Bir eser icra edilirken ya tek başına insan sesi veya müzik âletleri kullanılır; çok kere de her ikisinden birden istifade edilir. Her üç halde de insanın hoşuna giden, onun zevk duyduğu ve tesirinde kaldığı ölçülü, belli bir makamda ses çıkarılır. Bu sesler mahiyetine, mevzuuna ve tesirine göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda ulvî, dinî, hamâsî hislerin canlanmasına sebep olur; ya da dinlediği bir musikî parçası, nefsine ve süflî hislere hitap ederek yüce hislerin körelmesine sebebiyet verir.

 meşru olan, dinlenilmesinde bir mahzur bulunmayan ses, insana ulvî hüzünleri, yani dünyanın fâniliğini, ölümün her an gelebileceğini, insanın bir gün gelip toprak olacağını, Allah korkusunu hatırlatmalı veya ilâhî aşkı, Allah sevgisini, dünya üzerinde Cenab-ı Hakk'ın güzel sanat eserlerindeki yüce isimlerinin ve sıfatlarının tecellîlerini hatıra getirmeli. Bu hisleri tahrik eden her türlü sesi dinlemek helâl ve caizdir. Fakat yetimane hüzünleri; insana ümitsizlik veren, sevdiği kimselerden ve nimetlerden ayrılmanın ıztırabını hatırlatan, insanı bedbinliğe, karamsarlığa iten; insanın şehevanî hislerine hitap eden, dinlediği zaman nefsin hoşuna giden sesler ise haramdır, dinlemek caiz değildir.

Bu iki sınıfa girmeyen birtakım sesler de vardır ki, insandan insana değişir. Meselâ aynı musikî parçasını dinleyen iki kişiden birisi nefsânî bir his duyarken, diğeri ondan daha ulvî bir mânâ çıkarmaktadır. Meselâ “İncecikten bir kar yağar, tozar elif elif diye/Deli gönül abdal olmuş, gezer elif elif diye.” parçasını bir musikî eşliğinde dinleyen iki kişiden birisi “elif”ten Allah’ı hatırlayıp, ilâhî aşkı düşünürken, öbürü zahirî mânâsına bakarak “elif”ten bir kadını hatırlar

 

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN.

 
Etiketler: İSLAM, DA, MÜZİK, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ağustos 2019
İYİLİK YAPMANIN FAZİLETİ
23 Mayıs 2019
ALLAH'TAN İSTEME
21 Mayıs 2019
TEHLİKELİ SÖZLER
18 Mayıs 2019
ALLAH 'A İMAN
16 Mayıs 2019
ZEKAT VERİLECEK MALLAR
15 Mayıs 2019
ZEKÂT NEDİR
14 Mayıs 2019
TÖVBE VE İSTİĞFAR
13 Mayıs 2019
SORULAR CEVAPLAR
09 Mayıs 2019
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
08 Mayıs 2019
ORUC-KAZA-KEFARET
07 Mayıs 2019
ORUÇ ÇEŞİTLERİ
11 Ağustos 2018
BORÇLANARAK HACCA GİTMEK DOĞRU MUDUR?
12 Haziran 2018
ÖFKE
11 Haziran 2018
İSLAM'DA İYİLİK
10 Haziran 2018
KADİR GECESİ
07 Haziran 2018
ALLAH'IN İPİNE SARILMAK
05 Haziran 2018
GİYBET EDELİM Mİ
04 Haziran 2018
ALLAH 'A İNANMAK
03 Haziran 2018
ALLAH TAN İSTEME
31 Mayıs 2018
MÜ'MİNLERİN ÖZELLİKLERİ
30 Mayıs 2018
TEHLİKELİ SÖZLER
29 Mayıs 2018
HACCI İFRADIN YAPILIŞI
28 Mayıs 2018
ALLAH 'A İMAN
27 Mayıs 2018
ZEKAT VERİLECEK MALLAR
25 Mayıs 2018
ZEKAT NEDİR?
23 Mayıs 2018
TÖVBE VE İSTİĞFAR
23 Mayıs 2018
SORULAR CEVAPLAR
21 Mayıs 2018
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR
20 Mayıs 2018
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
17 Mayıs 2018
ORUÇ-KAZA-KEFARET
16 Mayıs 2018
ORUÇ ÇEŞİTLERİ
15 Mayıs 2018
RAMAZAN A GİRERKEN
30 Nisan 2018
BERAT KANDİLİ NEDİR ?
26 Nisan 2018
ŞABAN AYININ FAZİLETİ
02 Mart 2018
İHSAN NE DEMEKTİR ?
08 Şubat 2018
Münafıklık nedir?
05 Ocak 2018
KABİR VE TÜRBE ZİYARETİ
30 Aralık 2017
MEKKE'NİN FETHİ 1 OCAK 680
03 Kasım 2017
İSLAMDA NİYETİN ÖNEMİ
20 Ekim 2017
İSLAM'DA İYİLİK
06 Ekim 2017
ÖFKE
29 Eylül 2017
MUHARREM AYI
25 Ağustos 2017
KURBAN VE KURBAN BAYRAMI
11 Ağustos 2017
HACC-I İFRÂD
04 Ağustos 2017
HACC-I TEMETTÜ
28 Temmuz 2017
HACI ADAYLARINA TAVSİYELER
21 Temmuz 2017
HACI ADAYLARINA TİBBİ TAVSİYELER
22 Haziran 2017
KASR VE CEM
21 Haziran 2017
MELEKLERE İMAN
20 Haziran 2017
HAC VE UMRE İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER
19 Haziran 2017
ALLAH ‘A İMAN
16 Haziran 2017
NAMAZIN FARZLARI
14 Haziran 2017
HZ.YAKUB'UN GÖZLERİ NASIL AÇILDI
13 Haziran 2017
Ramazan'la ilgili en çok merak edilenler
12 Haziran 2017
HARAMI HELAL YAPMA
09 Haziran 2017
ORUCU BOZAN ŞEYLER
08 Haziran 2017
NAMAZLA İLGİLİ ÜÇ ALTIN KELİME
07 Haziran 2017
SORULAR CEVAPLAR
06 Haziran 2017
ZEKAT VERİLECEK MALLAR
02 Haziran 2017
TÖVBE VE İSTİĞFAR
01 Haziran 2017
ORUÇ-KAZA-KEFARET
31 Mayıs 2017
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR
30 Mayıs 2017
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
28 Mayıs 2017
RAMAZAN A GİRERKEN
26 Mayıs 2017
Ramazana Hazırlık
19 Mayıs 2017
İBRETLİ HİKAYELER
12 Mayıs 2017
KADIN VE ERKEKTE İFFET
05 Mayıs 2017
ÜÇ AYLARDAN ŞABAN AYININ FAZİLETİ
07 Nisan 2017
SEVABA VESİLE OLAN SÖZ VE FİİLLER
29 Mart 2017
ÜÇ AYLAR
17 Mart 2017
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
24 Şubat 2017
ALLAH 'A İMAN
17 Şubat 2017
DİNDE ZORLAMA YOKTUR
09 Şubat 2017
Kadının İslâm'daki yeri nedir?
03 Şubat 2017
ALLAH'A İTAAT ETMEK
06 Ocak 2017
DÜNYA HAYATI
30 Aralık 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
23 Aralık 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
08 Aralık 2016
GUSÜL(BOY) ABDESTİ
02 Aralık 2016
SİHHAT VE HASTALIK
25 Kasım 2016
YARDIMLAŞMAK PAYLAŞMAK
11 Kasım 2016
TESLİMİYET
28 Ekim 2016
HAYAT VE ÖLÜM !
22 Ekim 2016
İSLAM’DA BİRLİK VE DAYANIŞMA
10 Ekim 2016
ADALET VE ADİL OLMAK !
29 Eylül 2016
MA’RİFET NEDİR
24 Eylül 2016
MERHAMET
09 Eylül 2016
Kurban Bayramı
19 Ağustos 2016
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
28 Haziran 2016
KİMLERE ZEKÂT VERİLMEZ?
23 Haziran 2016
TERÂVÎH NAMAZI
21 Haziran 2016
13-HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
20 Haziran 2016
11-HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI İFRAD )
20 Haziran 2016
KUR’AN-I KERİM DE ZEKATLA İLGİLİ AYETLER
15 Haziran 2016
-RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
12 Haziran 2016
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
08 Haziran 2016
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER
08 Haziran 2016
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER
08 Haziran 2016
HİCRİ TAKVİM BİRLİĞİ'NDE ALINAN KARARLAR
02 Haziran 2016
RAMAZANA GİRERKEN RAMAZANI KARŞILARKEN
19 Mayıs 2016
İSLAM DA GÜVEN
15 Mayıs 2016
İSLAMDA ADALET
06 Mayıs 2016
İSLAMDA ADALET
03 Mayıs 2016
HZ.İBRRAHİM HALİLÜLLAH
21 Nisan 2016
Hz.İBRAHİM İN HAYATI
07 Nisan 2016
MEKKE-İ MÜKERREME TARİHİ
01 Nisan 2016
MEDÎNE-İ MÜNEVVERE
17 Mart 2016
CÖMERTLİK
10 Mart 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
04 Mart 2016
ŞİRK NEDİR,ŞİRK ÇEŞİTLERİ NELERDİR ?
25 Şubat 2016
KUR'AN VE HADİSLERDE TEMİZLİK
18 Şubat 2016
KUR'AN VE HADİSLERDE TEMİZLİK
11 Şubat 2016
GÜZEL DÜŞÜNMEK
01 Şubat 2016
SABIR
21 Ocak 2016
HAC İBADETİ
25 Aralık 2015
Hz. MUHAMMED ( s.a.v.)´in HAYATI-VEFATI
17 Aralık 2015
TEHECCÜD NAMAZI İŞRAK NAMAZI
28 Kasım 2015
İKİNDİ NAMAZI NASIL KILINIR
26 Kasım 2015
İKİNDİ NAMAZI NASIL KILINIR
20 Kasım 2015
BEŞ VAKİT NAMAZIN KILINIŞI (Öğle namazı)
12 Kasım 2015
BEŞ VAKİT NAMAZIN KILINIŞI
05 Kasım 2015
NAMAZIN İÇİNDEKİ ŞARTLAR
15 Ekim 2015
NAMAZIN FARZLARI
08 Ekim 2015
NAMAZLA İLGİLİ BİLMEDİKLERİMİZ
06 Eylül 2015
İKİNCİ AKABE BİATI MAKALE
03 Eylül 2015
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI TEMETTU)
01 Eylül 2015
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI İFRAD )
31 Temmuz 2015
MEKRUH NEDİR?
30 Temmuz 2015
MEKRUH NEDİR?
23 Temmuz 2015
ŞEVVAL ORUCU
20 Temmuz 2015
İBADETLERDE DEVAMLILIK
14 Temmuz 2015
FİTRE İLE İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
11 Temmuz 2015
Zekat Hakında Sorular Cevaplar
10 Temmuz 2015
Zekât Hakkında Sorular
08 Temmuz 2015
FİTRE VE ZEKAT KİMLERE VERİLİR ?
07 Temmuz 2015
ZEKAT HAKKINDA SORULAR !
06 Temmuz 2015
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
01 Temmuz 2015
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
30 Haziran 2015
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
24 Haziran 2015
RAMAZANIN KAZANDIRDIKLARI
22 Haziran 2015
TERAVİH NAMAZI
22 Haziran 2015
RAMAZAN'IN GETİRDİKLERİ
04 Haziran 2015
HACCI ANLAMAK-1
01 Haziran 2015
POZİTİF DÜŞÜNMEK !
15 Mayıs 2015
MİRAÇ KANDİLİ
19 Nisan 2015
ÜÇ AYLAR
09 Nisan 2015
SORUMLULUK DUYGUSU
02 Nisan 2015
SORULAR CEVAPLAR
19 Mart 2015
İSLAMDA ÇALIŞMAK
12 Mart 2015
HAC NEDİR ?
26 Şubat 2015
TİCARET AHLAKI ve ADALET
21 Şubat 2015
İDAM OLMALI MI?
05 Şubat 2015
LAİLAHE İLLALLAH DEMEKLE CENNETE GİRİLMEZ !
29 Ocak 2015
İNSAN OLMAK
22 Ocak 2015
YASİN SADECE ÖLÜLERE OKUNMAZ
08 Ocak 2015
AHİRETE İMAN
01 Ocak 2015
YENİ BİR YILA GİRERKEN
18 Aralık 2014
UMRE NEDİR ?
04 Aralık 2014
TAKVA NEDİR?
27 Kasım 2014
UMRE NEDİR ?
14 Kasım 2014
UMRE'YE GİDECEKLERE TAVSİYELER !
30 Ekim 2014
PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK AHLAKI
24 Ekim 2014
KUR’ANI KERİMDE SABIR
16 Ekim 2014
KUR’AN A GÖRE YAŞAMAK
09 Ekim 2014
HACILIK ÜNVANI
03 Ekim 2014
AREFE VE KURBAN BAYRAMI !
25 Eylül 2014
MERAKLISINA İKİLİ ÖGÜTLER
18 Eylül 2014
KURBAN BAYRAMI !
08 Eylül 2014
MEDİNE DEN MERHABA
28 Ağustos 2014
ALLAH A VE RESULUNE İTAAT ETMEK
17 Temmuz 2014
DÖRT KİTABIN DÖRDÜ HAKMIDIR?DÖRT KİTABIN DÖRDÜ HAKMIDIR?
03 Temmuz 2014
Orucu Bozan Ve Bozmayan Şeyler
26 Haziran 2014
RAMAZAN A GİRERKEN
19 Haziran 2014
HARAMI HELAL YAPMA
12 Haziran 2014
ÜMİT VE UMUT
12 Haziran 2014
BERAT KANDİLİ NEDİR ?
05 Haziran 2014
MÜSLÜMANCA
29 Mayıs 2014
İKİ YÜZLÜLÜK
28 Mayıs 2014
DEĞER BİÇMEK Mİ DEĞER BİLMEK Mİ ?
25 Mayıs 2014
MİRAC KANDİLİ
14 Mayıs 2014
TEDBİRLİ OLMAK
08 Mayıs 2014
ÇEVRE TEMİZLİĞİ
01 Mayıs 2014
ÜÇ AYLAR
24 Nisan 2014
DIŞ GÖRÜNÜŞ ALDATABİLİR
17 Nisan 2014
VASİYETİN HÜKMÜ VE ÇEŞİTLERİ
10 Nisan 2014
HACLA İLGİLİ SORULAR
03 Nisan 2014
TEHLİKELİ SÖZLER
27 Mart 2014
YALAN VE İFTİRA
20 Şubat 2014
İMTİHAN DÜNYASI
14 Şubat 2014
İSLAM AHLAKI
16 Ocak 2014
HZ.YAKUB’UN GÖZLERİ NASIL AÇILDI
12 Ocak 2014
HZ. YAKUB’UN YUSUF’UN KOKUSUNU ALMASI
02 Ocak 2014
YUSUF AS. IN ÖZ KARDEŞİ BÜNYAMİN İLE BULUŞMASI
26 Aralık 2013
KÖLELİKTEN SULTANLIĞA HZ.YUSUF A.S.
19 Aralık 2013
HZ. YUSUF A.S. IN RÜYALARI YORUMLAMASI
12 Aralık 2013
HZ. YUSUF’UN ZİNDANA ATILMASI
05 Aralık 2013
YUSUF PEYĞAMBERİN AĞIR İMTİHANI
29 Kasım 2013
HZ.YUSUF VE KUYUYA ATILMA İMTİHANI
21 Kasım 2013
HZ.YUSUF VE İMTİHAN
14 Kasım 2013
TÖVBE VE İSTİĞFAR
07 Kasım 2013
MUHARREM AYI VE AŞURE
31 Ekim 2013
GİYBET EDELİM Mİ?
10 Ekim 2013
KURBANIN TARİHÇESİ
03 Ekim 2013
KURBANIN TARİHÇESİ
27 Eylül 2013
UHUD SAVAŞI ( 2)
20 Eylül 2013
UHUD SAVAŞI
30 Ağustos 2013
ZAFER KAZANMAK
22 Ağustos 2013
HACI ADAYLARINA TAVSİYELER
16 Ağustos 2013
ŞEVVAL ORUCU
06 Ağustos 2013
KİTAPLARA İMAN
05 Ağustos 2013
ZEKÂT NEDİR?
02 Ağustos 2013
MELEKLERE İMAN
31 Temmuz 2013
ALLAH ‘A İMAN
30 Temmuz 2013
MܒMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
29 Temmuz 2013
MܒMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
25 Temmuz 2013
NAMAZ’IN ÖNEMİ?
22 Temmuz 2013
22 Temmuz 2013
19 Temmuz 2013
18 Temmuz 2013
16 Temmuz 2013
FITIR SADAKASI
15 Temmuz 2013
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
Haber Yazılımı