BasiskeleSanayi
yuvacıksu 700 - 100
KY YAPI
Yazı Detayı
03 Kasım 2017 - Cuma 10:01
 
İSLAMDA NİYETİN ÖNEMİ
Mustafa OKULLU
 
 

Niyet, Allahü teâlânın emrine itaat, rızasına kavuşmak için yaptığını kalbinden geçirmek veya dili ile söylemektir. Niyet, ibadeti Allahü teâlâ için yapmayı irade etmek, istemek demektir. 

Niyet, ibadete başlarken yapılır. Daha önce, mesela bir gün önce yapılırsa, niyet olmaz. Buna emel, arzu, vaat denir. Mesela, Hanefi'de oruca niyet etmek zamanı, bir gün önce, güneşin batmasından başlayarak, ertesi gün, öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Daha önce veya daha sonra yapılırsa caiz olmaz.

Namaza başlarken, iftitah tekbiri söylenirken niyet edilir. Daha önce de, mesela, cemaat ile namaz kılmak için evinden çıkan kimse, niyet etmeden imama uysa, caiz olur. Şafii'de niyet, iftitah tekbiri alınırken yapılır, daha önce olmaz.

Namaza niyet etmek demek, o namazın ismini, vaktini, kıbleyi, imama uymayı irade etmek, kalbinden geçirip, kılmayı tercih etmek demektir. Yalnız ilim, yani ne yapacağını bilmek niyet olmaz. Niyet ederken, hangi farz ve hangi vacip olduğunu bilmek lazımdır. Mesela (Bugünkü öğleyi kılmaya) diye, farzın ismini bilmek veya vaktin farzı demek lazımdır.

İbadetlerin sahih olması için, Allahü teâlânın rızası için yapmaya niyet etmek lazımdır. Niyet, kalb ile olur. Yalnız söylemek ile niyet edilmiş olmaz. Kalb ile birlikte olmak şartı ile dil ile söyleyerek niyet etmek caiz olur. Kalb ile niyet, söz ile niyete benzemezse, kalbdeki niyet esastır. Mesela bir kimse, öğle vakti, öğle namazına niyet ederken, dili ile niyet ettim, bugünkü ikindi namazına dese, kalbi ile de öğle olduğunu bilse, öğleyi kılmaya niyet etse, öğle için niyet etmiş sayılır, dil ile söylediğinin önemi yoktur. Yalnız yemin etmek böyle değildir. Yemin etmekte, söz esastır. 

Adakta da söze bakılır. Adak yaparken, kastetmese de, söz arasında dilinden çıkmış ise de, yapması vacip olur. Çünkü, adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi, isteyerek söylemek gibidir. Hatta, (Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç olsun) diyeceği yerde, (Bir ay oruç tutmak) diye ağzından çıksa, bir ay tutması gerekir. Burada kalbin önemi yoktur. 

Peygamber efendimizin, (Ciddisi de, şakası da ciddidir) buyurduğu hususlar vardır. Mesela, bir kimse, şakadan veya rol gereği, iki şahit yanında evlense, gerçekten evlenmiş olur. Yine bir kimse, şaka ile, alay olsun diye veya hanımını korkutmak niyetiyle (Seni boşadım) dese, hanımı gerçekten boş olur. Bir kimse, kölesine (Seni azat ettim) dese, kölesi azat edilmiş olur. Sözünden vazgeçemez. Bir kimse, bir gün oruç adamak isteyip de yanlışlıkla bir ay dese, bir ay oruç tutması gerekir. Dinimizin emri budur.

Resulullah efendimizin ibadet olarak değil de, âdet olarak, elbise giymesi, oturması, kalkması, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi devamlı yaptığı şeylere zevaid sünnet denir. Bunları yapanlara da sevap verilir. Bunlara sevap verilmesi için, niyet etmek lazım değildir. Niyet edilirse, sevapları çoğalır. 

Bid'at, dinden olmayan, ibadet olmayan, âdet olan bir şey ise, dinimiz bunu red etmez. Yiyip içmekte, elbisede, nakil vasıtalarında, bina, ev işlerinde, ibadet yapmak, yani Allahü teâlâya yaklaşmak niyet etmeyip, yalnız dünya işi düşünülürse, bunlar bir ibadeti yapmaya mani olmadıkça veya bir haramı işlemeye sebep olmadıkça, bid'at olmaz. (Hadika)

Ticaret yapmak ve hac etmek için giden kimsenin, niyetine bakılır. Hac niyeti fazla ise sevap alır. Ticaret niyeti çok ise veya iki niyet eşit ise, hac sevabı kazanamaz. Fakat, şartlarını yerine getirdi ise, yalnız farzı yapmış olur. Farzı yapmamak azabından kurtulur. Hiç hac niyeti yoksa maksadı ticaret veya başka şey ise hiç sevap kazanamaz. Demek ki, hacılarla birlikte hacca gitmek için bilet alıp yola çıkmak, hac için niyet edilmiş olmuyor. Ama niyet etmiyorum dese de seferilik için niyet etmiş olur.

Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Kötü niyet için, yerine göre bazen günah, iyi niyet için her zaman sevab vardır. İyi bir iş yapmaya niyet edip, fakat onu yapamasa bile, yine sevab alır. Hadis-i şerifte,(Müminin niyeti işinden hayırlıdır) buyuruluyor. Mubah iyi niyetle yapılırsa taat olur; sevab verilir. Kötü niyetle yapılırsa günah olur. Üç örnek:
1- Yiyip içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse; taat olur, sevap olur. Günah işlemeye kuvvet kazanmak için yenirse, günah olur. 

2- Uyumak mubahtır. İbadetleri rahat yapmak niyetiyle uyumak sevap olur. Bir haramı işlemek niyeti ile yatan, günah işlemiş olur. Hiçbir şey düşünmeden gafletle yatan, sevap kazanamaz.

3- İyi ve temiz giyinmek, koku sürünmek mubahtır. Sünnete uymak, İslam'ın vakarını korumak niyetiyle yapılırsa sevap, gösteriş veya öğünmek için yapılırsa günah olur. Çünkü Allahü teâlâ, bir kimsenin yeni, temiz elbisesine bakarak sevap vermez. Bunları ne niyetle yaptığına bakarak sevap veya günah yazar.

Taat kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Üç örnek:
a- Camiye gitmek, orada oturmak sevaptır. Caminin; Allahü teâlânın sevdiği yer olduğunu düşünerek ziyaret etmek daha çok sevap olur. Namaz kılmayı beklemek için, ahireti düşünmek için, vaaz dinlemek için de niyet edilirse her niyet için ayrı sevaba kavuşulur. Kötü niyetle, mesela ayakkabı çalmak için veya namaz kılanları tespit edip zalimlere bildirmek için camiye gitmek günah olur.

b- Fen bilgilerini [fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi bilgileri] öğrenmek sevaptır. Allahü teâlâyı tanımak ve insanlığa hizmet etmek, yurdu düşmanlardan savunmak niyetiyle bu ilimleri öğrenmek çok sevaptır. Bu bilgileri kötüye kullanmak niyetiyle, mesela topluma zarar vermek için bomba yapmayı öğrenmek günahtır.

c- Topluma karışmak onların hukukuna riayet için olursa taattir. Fakire, sadaka vermek sevaptır, ancak kumar oynayan ve bir günlük yiyeceği olan fakire sadaka vermek günah olur. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifi, taat ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir.

Günahlar, iyi niyetle de işlense, günah olmaktan çıkmaz. 
1- Bir Hristiyan kızı, bir Müslüman erkeğe, (Benimle dans edersen müslüman olurum) dese, Müslümanın, iyi niyetle onunla dans etmesi veya başka günah işlemesi caiz olmaz. Bir kâfiri Müslüman yapmak için onunla içki içmek yahut başka günah işlemek caiz olmaz.

2- Birinin gönlünü almak için, (Mümini sevindireni Allahü teâlâ sevindirir) hadis-i şerifine uyabilmek için, içki içenlerin masasına oturmak sevap olmaz, günah olur. Haram para ile cami yaptırmak da caiz değildir. Haramdan iyi niyet ile [Allah'tan korkarak] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile vazgeçen sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur.
Farz için de örnek verelim:
1- Hacca gitmek farzdır. Ancak hacıların paralarını çalmak ve kendisine hacı dedirtip itimat kazandırmak için hacca giden, hac borcunu ödemiş ve farzı yapmamak cezasından kurtulmuş olur ise de, sevap kazanamaz ve günaha da girer.
2- Oruç tutmak farzdır. Sırf sağlığa faydası var diye oruç tutmak sahih olmaz. Sağlığa da faydası olur niyetiyle oruç tutarsa, sağlık niyeti çoksa sevap kazanamaz. Fakat oruç borcundan kurtulmuş olur.
3- Namaz kılmak farzdır. Namaz kılan, kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir jimnastik, olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz, spor yapmış olur. İslamiyet'in emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca makbul olmaz. Dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet hâlini alır.

Bir iyi niyet hikayesi şöyledir:
Ormanda bir ayının ayağı, kütük arasına sıkışır, kurtaramaz. Adamın biri bunu görüp, ayının ayağını kütüğün arasından çıkarır. Ayı da bu adama, bir iyilik düşünür. Ormandaki arıların yaptığı petekleri alıp getirir. Adam balı yiyince orada uyumaya başlar. Fakat tatlının kokusunu alan sinekler, adamın yüzüne konarak rahatsız eder. Ayı ise, kendisine iyilik eden adam rahat uyusun diye sinekleri kovar. Bakar ki kovmakla gitmiyor, sinekleri öldüreyim bari diye, kocaman bir taş alıp, adamın yüzüne konan sineklere vurur. Netice malum… Ayının ilmi olmadığı için, iyi niyeti fayda yerine zarar vermiştir.

Söz mü, iş mi, niyet mi?
Dinimizde niyet mi, söz mü geçerlidir?
Dinimizde bazen söze, bazen niyete veya işe itibar edilir. Birkaç örnek verelim:
Niyetin geçersiz, sözün geçerli olduğu yerlerden bazıları:
Nikahta: 
Bir kimse, şakadan veya rol icabı, iki şahit yanında evlense, gerçekten evlenmiş olur.

Boşamakta: 
Bir kimse, şaka ile, alay olsun diye veya hanımını korkutmak niyetiyle “seni boşadım” dese, hanımı boş olur. Hadis-i şerifte, (Bir kadınla nikahlanan veya hanımını boşayan kimse, “ben şakadan yaptım” dese, nikahı da boşaması da geçerli olur) buyuruldu. (Taberani)
Kalbden boşamak geçerli olmaz. Dille söylemek veya yazıyla yahut başka vasıtayla bildirmek şarttır. Mesela, mektupla, telefonla, kasetle, mail ile bildirilirse geçerli olur.
Köle azadında:
Şakadan, kölesine “seni azat ettim diyenin, kölesi azat edilmiş olur.
Adakta: 
Adak yaparken hiç niyet etmese de, söz arasında dilinden çıksa da, adağını yapması vacip olur. Çünkü adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi, isteyerek söylemek gibidir. Hatta “Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç olsun diyeceği yerde, “bir ay oruç tutmak” diye ağzından çıksa, bir ay oruç tutması gerekir. Söz geçerli, niyet geçersizdir. (Dürer)

Bunun gibi, adarken ağzından adak yerine kurban kelimesi çıksa, mesela adak için bir hayvan keseceğim diyeceği yerde, kurban keseceğim dese, burada da, söz geçerlidir. Kurban bayramında kesmesi gerekir.

Alışverişte: 
Alışveriş yapıldıktan sonra, alıcı veya satıcıdan biri, ben şaka yapmıştım, bu alışverişten vazgeçtim dese de itibar edilmez. Alışverişte de söze bakılır, niyete bakılmaz.
Veresiye pahalı satmak dinimizde caizdir. Peşin 20 bin lira olan arabaya birkaç taksitle 30 bin lira istese caiz olur. 
Hediyede: 
Alacağı olduğu bir parayı borçlusuna veya başkasına hediye eden, şakadan söylemiştim dese de, hediyesinden vazgeçemez. Niyet geçersiz, söz geçerlidir.
Yeminde: 
Kalbden yemin geçerli olmaz, söz geçerlidir.
Küfürde: 
Bir kimse şakadan ben Hristiyan'ım dese veya günah işleyene helal olsun dese kâfir olur.
Niyet geçerli, söz geçersizdir: 
Bir kimse, öğle vakti, öğle namazına niyet ederken, dili ile, bugünkü ikindi namazına diye niyet etse, kalbi ile de öğle olduğunu bilse, öğleyi kılmaya niyet etse öğle için niyet etmiş sayılır, dil ile söylediğine itibar edilmez. Tersine, öğleyi kılarken, ikindi sanarak, ikindiye niyet etse; fakat dili ile de öğleye niyet etse, namazı sahih olmaz.
Dil sürçmesi: 
Sen benim Rabbimsin diyeceği yerde, şaşırıp sen benim kulumsun diyen günaha girmez.
Niyet geçersiz, iş geçerlidir: 
Günah olan işler böyledir. Mesela dinlenmek niyetiyle insanı isyana teşvik eden , şehevi arzuları tahrik eden müzik dinlemek de günahtır. Kâfir kız, “Benimle dans edersen Müslüman olurum” dese, Müslüman ın, iyi niyetle onunla dans etmesi veya başka günah işlemesi caiz olmaz. İyi niyeti geçersiz, günahı geçerlidir. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifi, taat ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir. Günahlar, iyi niyetle de işlense, günah olmaktan çıkmaz.
İş geçersiz, niyet geçerlidir:
Su içerken içki içiyormuş gibi bardakları tokuşturmak bile günahtır. Çünkü fâsıklara benzemek olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Suyu alkollü içki içenler gibi içmek haramdır.) [Redd-ül Muhtar]
Elin evinden, yanlışlıkla kendi malını çalan da günaha girer. Çünkü niyeti onun hırsızlıktı. Ama komşunun malını alacağı yerde, bilmeden kendi malını çalmıştır.

Niyet de iş de geçerlidir: 

Kur'an okuyan sevap kazanır. Allah rızası için sevap için okumaya niyet ederse, okuduğu Kur'an ibadet olur ve daha çok sevap kazanır. Abdest de böyledir. Abdestsiz kimse denize girip çıksa, yahut denizin kenarında iken denize düşse çıkınca, o abdest ile namaz kılabilir. Eğer abdeste veya gusle de niyet etmişse, ibadet sevabı alır ve yine bu abdestle namaz kılabilir.

(İş) başka, (İbadet) başka 
İbadetleri dünyevi faydası olduğu için yapmak, mesela vücudun sıhhati için oruç tutmak caiz mi?
İslamiyet'in emirlerinde ve yasaklarında, kulların dünyaları ve ahiretleri için nice faydalar bulunmakla beraber, ibadet ederken, Allahü teâlânın emri ve kulluk vazifesi olduğunu niyet etmek, düşünmek gerekir. Böyle düşünmeden yapılan iş, ibadet olmaz. Din ile ilişiği olmayan bayağı bir iş olur. Mesela, namaz kılan adam, Allahü teâlânın emrini yerine getirmeyi ve kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir jimnastik, beden terbiyesi olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz. İbadet etmiş olmaz, spor yapmış olur.

Niyet o kadar mühimdir ki, dinimizin emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmuyor. Dünya işi sayılıyor. Herhangi bir dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet halini alıyor. Mümin, hanımına verdiği bir lokmayla bile sevap kazanıyor. Bu durumu göz önüne alarak, düşüncesini temizleyen ve niyetini düzelten bir kimse, yiyip içmekte ve her türlü dünya işlerinde, ahiret faydasını gözeterek, sevap kazanmak fırsatını elden kaçırmaz. İnsanlar bütün işlerinde, hatta ibadetlerinde, dünya menfaati, maddi kazanç aramaya alıştırılırsa, menfaatperestlik, egoistlik hâsıl olur. Hâlbuki İslamiyet, nefslerin böyle kötü isteklerini yatıştırmayı, menfaatlerimizden fedakârlık etmeyi, ahlakın ve ruhun temizlenmesini, yükselmesini istemektedir.

İslamiyet'e uymanın, ibadet etmenin, dünya menfaatleri üzerine kurulmayacağı, akıl sahipleri için pek meydanda olan bir gerçektir. Böyle olduğunu şu âyet-i kerime mealleri de göstermektedir:
(Ahireti kazanmak için çalışanların kazançlarını arttırırız. Dünya menfaati için çalışanlara da, ondan veririz. Fakat, ahirette bunların eline bir şey geçmeyecektir.) [Şura 20]

(Menfaatleri ve lezzetleri çabuk geçen, tükenen dünyayı isteyenlerden, dilediğimize, istediğimize veririz. Ahiret menfaatleri için çalışan müminlerin mükafatları boldur.) [İsra 18,19]

(Dünyada yaşamayı ve eğlenmeyi isteyenlerin çalışmalarının karşılığını bol bol veririz. Bunlara ahirette yalnız Cehennem ateşi verilecektir. Emekleri ahirette boşa gider. Yalnızca dünya için yaptıkları işlerine, ahirette bir karşılık hasıl olmaz.) [Hud 15,16]

Sevap kazanmak için niyetin halis olması gerekir. Amel mümkün olmasa da halis niyet, yalnız başına hayırdır. Hatta bir hadis-i şerifte de (Müminin niyeti amelinden hayırlıdır) buyuruluyor. (Taberani, Hatib-i Bağdadi, Ziya el-Makdisi)

Ameller niyete göre iyi veya kötü olur diye, iyi niyetle istediğimizi yapınca sevap kazanır mıyız?
Mubahlar iyi niyet ile, güzel düşünce ile yapılınca, sevap kazanılır. Kötü niyetlerle yapılırsa veya bunları yapmak, bir farzı vaktinde edaya mani olursa, günah olur. Farzlar yapılırken, kötü niyetler karışırsa, borç ödenmiş, cezadan kurtulmuş olunur ise de, sevap kazanılmaz, hatta günah olur. Haram işleyenin ibadetleri sahih olur. Yani borçları ödenmiş olursa da, sevap kazanmaz. Haramdan iyi niyet ile [Allah'tan korkarak] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile haram işlemezse, sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur. (Hadika)

Haramların iyi niyet ile yapılması, bunları haramlıktan çıkarmaz. (Ameller, niyete göre iyi veya kötü olur) hadis-i şerifi, taatlere ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir.

Bir kimse, birinin gönlünü almak için başkasını incitse, yahut haram para ile cami yaptırsa, bunlara sevap verilmez. (Şir'a)

kulluk, kötü niyet ile yapılırsa, günah olur. Güzel niyetlerle itaatin sevabı çoğalır. Mesela, camide oturmak, taattir. Mescidin, Allahü teâlânın evi olduğunu düşünerek, Allahü teâlânın evini ziyareti de niyet ederse, sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için de niyet ederse ve dışarıda gözü, kulağı günah işlemesin diye de ve mescitte itikâf ederek ahireti düşünmeyi de, mescitte, Allahü teâlânın adını anmayı da, orada emr-i maruf ve nehy-i münker etmeyi, yani vaaz etmeyi de, vaaz dinlemeyi de, yahut Allahü teâlâdan haya ederek edepli olmayı da niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaplara kavuşur. (Redd-ül Muhtar)

Koku sürünen, iyi giyinen; dünya lezzeti için veya gösteriş yapmak, öğünmek için yahut yabancı kadın ve kızlara şık görünmek için güzel giyinirse, günah işlemiş olur. Bu kimse, sünnet olduğu için koku sürünür, şık giyinirse, camiye saygı için, camide yanına oturan Müslümanları incitmemek için, temiz olmak için, sıhhatli olmak için, İslam'ın vakarını, şerefini korumak için niyet edince, her niyeti için ayrı sevaplar kazanır. Her mubah işte, hatta yiyip-içmede, uyumada ve helaya girmekte bile iyi niyet etmelidir. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, sizin görünüşünüze, malınıza [rütbenize, iyi işlerinize] bakmaz; bunları ne niyetle yaptığınıza bakar) buyuruldu. (Müslim)

Yani, Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, hayrat ve hasenatına, malına, rütbesine bakarak sevap vermez. Bunları ne düşünce ile, ne niyet ile yaptığına bakarak, sevap veya azap verir. Bir işe başlayan kimsenin niyeti, Allah için olmazsa, o işi yapmamalıdır. 

Bir kimse, iyi bir amel işlemeye niyet etse, fakat onu işlemek nasip olmasa, ona niyetinin sevabı yazılır. Niyete de sevap varmış diyerek, yapmak istemediği halde niyet eden, sevap alamaz.

İslamiyet'in emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmuyor. Dünya işi sayılıyor. Herhangi bir dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet halini alıyor. 

Düşüncesini temizleyen ve niyetini düzelten bir kimse, yiyip-içmekte ve her türlü dünya işlerinde ahiret faydasını gözeterek, sevap kazanmak fırsatını elden kaçırmaz. 

Allah'ın beğendiği bir işi, iyi niyetle yapınca daha çok sevap olur mu?
Evet, Allah'ın beğendiği işlere taat denir. Taat, kötü niyetle yapılınca günah olur. Güzel niyetlerle taatin sevabı artar. Camide oturmak bir taattir. Camiye kötü niyetle giren, mesela ayakkabı çalmak için camiye giren kimse, günah işlemiş olur.

Caminin Allahü teâlânın evi olduğunu düşünerek giren kimse, Allahü teâlânın evini ziyarete de niyet ederse sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için, camide itikâf edip ahireti düşünmek için, vaaz dinlemek için de niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaplara kavuşur.

Mubahlar iyi niyetle yapılırsa taat olur. Niyetsiz yapılırsa sevap da olmaz, günah da olmaz. Mesela yemek yemek ve su içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse, taat olur, sevap kazanılır.

Mubah olsun, taat olsun her işi iyi niyetlerle yapmaya çalışmak gerekir. İşlerimizi âdet olarak, şuursuz olarak yapmaktan kaçınmak gerekir. İşe gidip gelmek mubah iken, iyi niyetle yapılırsa sevap olur. Yemekleri, keyf için, lezzet için değil, Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmeye kuvvet bulmak için yemelidir.

Yeni ve temiz elbise giyinmeli, giyinirken ibadet için, namaz için süslenmeye niyet etmelidir. Elbiseyi herkese gösteriş için giymek günahtır. İbadetleri kuvvetli ve sağlam yapmak niyetiyle uyunursa, uyku ibadet olur. (Mektubat-ı Rabbani)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 
(Gece ibadet etmek niyetiyle yatan, fakat uyku galebe çalıp sabaha kadar uyanamayan, niyeti sebebiyle gece ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Uykusu da kendisine Allahü teâlânın ihsan ettiği bir sadaka olur.) [İbni Mace]

(Ameller niyetlere göredir.) [Buhari] 

(Bir kimse beni ziyaret etmek için gelse ve başka bir şey için niyeti olmasa, kıyamet günü ona şefaat etmemi hak etmiş olur.) [Müslim]

(İnsanlar dört gruptur: Birincisinin ilmi ve malı vardır. Helalinden kazanır, meşru yerlere harcar. Başka biri de, "Benim de malım ve ilmim olsaydı, bunun gibi yapardım" der. Bunların ikisi mükafatta beraberdir. Diğer bir kimsenin de ilmi yok, fakat malı çok. Cahilliği sebebiyle malını harcarken harama, helale aldırış etmez. Başka biri de, "Benim de malım olsaydı, bunun gibi yapardım" der. Bunların ikisi de günahta beraberdir.) [İ. Gazali]

Her türlü kötü niyetten kaçmak gerekir. Peygamber efendimiz, (İki müslüman birbirine kılıç çeker, biri diğerini öldürürse, ikisi de Cehennemdedir) buyurunca, (Ölenin suçu ne?) diye sordular. Buyurdu ki: (O da, öldürmek istemişti.) [Buhari]

Mümin hep iyi işler yapmak ister. İmkânı olmadığı için düşündüğü iyi işlerin hepsini yapamaz. Münafık da, hep kötü işler yapmak ister. İmkânı olmadığı için düşündüğü kötü işlerin hepsini yapamaz. Bunun için Peygamber efendimiz buyurdu ki: 
(Müminin niyeti amelinden iyidir. Münafığın niyeti amelinden kötüdür. Herkes niyetine göre amel etmek ister.) [Taberani]

İslam âlimleri de niyet için buyuruyorlar ki:
(Nice küçük ameller vardır ki, niyetler onları büyütür, nice büyük ameller vardır ki, niyetleri onları küçültür.)

(Amelden önce, amel için niyeti öğren! Hayır niyet ettiğin müddetçe hayır üzeresin.) 

(Kimin niyeti tam olursa, Allahü teâlânın ona yardımı da tam olur.)

(Niyet hayır, akıbet hayır.)

Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur mu?
Evet. Zemzemi içmeyi bir nimet ve ganimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.) [Bezzar]

(Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah muhafaza eder.) [Hakim] 

Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resulullah, "Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur" buyurduğu için ben de kıyamet günü susuzluktan kurtulmak için zemzem içiyorum) derdi. (İbni Mace)

Abdullah ibni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, (Ya Rabbi, senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum) diye dua ederdi.

“Gün, imsak vaktinden sonra başlar. Onun için imsak vaktinden önce oruca niyet ederken, yarınki oruca diye niyet edilir. İmsak vakti çıkınca niyet ederken bugünkü oruca diye niyet edilir. Bu bakımdan bir kimse imsak vaktinden önce, önümüzdeki günü kastederek bugünkü oruca diye niyet etse, niyeti sahih olur mu? Bunun gibi, bir kimse öğle namazını kılarken, bugünkü öğle demezse, sadece öğle namazına diye niyet etse hangi günkü öğleyi kıldığını bildirmediği için namazı sahih olmaz.”
Bir kimse, imsak vaktinden önce veya sonra oruca diye niyet etse bugünkü veya yarınki demese orucu sahih olmaz mı? Öğleyi veya başka vakti kılarken bugünkü diye belirtmezse niyeti sahih olmaz mı?

 
Etiketler: İSLAMDA, NİYETİN, ÖNEMİ, ,
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ekim 2017
İSLAM'DA İYİLİK
06 Ekim 2017
ÖFKE
29 Eylül 2017
MUHARREM AYI
25 Ağustos 2017
KURBAN VE KURBAN BAYRAMI
11 Ağustos 2017
HACC-I İFRÂD
04 Ağustos 2017
HACC-I TEMETTÜ
28 Temmuz 2017
HACI ADAYLARINA TAVSİYELER
21 Temmuz 2017
HACI ADAYLARINA TİBBİ TAVSİYELER
22 Haziran 2017
KASR VE CEM
21 Haziran 2017
MELEKLERE İMAN
20 Haziran 2017
HAC VE UMRE İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER
19 Haziran 2017
ALLAH ‘A İMAN
16 Haziran 2017
NAMAZIN FARZLARI
14 Haziran 2017
HZ.YAKUB'UN GÖZLERİ NASIL AÇILDI
13 Haziran 2017
Ramazan'la ilgili en çok merak edilenler
12 Haziran 2017
HARAMI HELAL YAPMA
09 Haziran 2017
ORUCU BOZAN ŞEYLER
08 Haziran 2017
NAMAZLA İLGİLİ ÜÇ ALTIN KELİME
07 Haziran 2017
SORULAR CEVAPLAR
06 Haziran 2017
ZEKAT VERİLECEK MALLAR
02 Haziran 2017
TÖVBE VE İSTİĞFAR
01 Haziran 2017
ORUÇ-KAZA-KEFARET
31 Mayıs 2017
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR
30 Mayıs 2017
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
28 Mayıs 2017
RAMAZAN A GİRERKEN
26 Mayıs 2017
Ramazana Hazırlık
19 Mayıs 2017
İBRETLİ HİKAYELER
12 Mayıs 2017
KADIN VE ERKEKTE İFFET
05 Mayıs 2017
ÜÇ AYLARDAN ŞABAN AYININ FAZİLETİ
07 Nisan 2017
SEVABA VESİLE OLAN SÖZ VE FİİLLER
29 Mart 2017
ÜÇ AYLAR
17 Mart 2017
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
24 Şubat 2017
ALLAH 'A İMAN
17 Şubat 2017
DİNDE ZORLAMA YOKTUR
09 Şubat 2017
Kadının İslâm'daki yeri nedir?
03 Şubat 2017
ALLAH'A İTAAT ETMEK
06 Ocak 2017
DÜNYA HAYATI
30 Aralık 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
23 Aralık 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
08 Aralık 2016
GUSÜL(BOY) ABDESTİ
02 Aralık 2016
SİHHAT VE HASTALIK
25 Kasım 2016
YARDIMLAŞMAK PAYLAŞMAK
11 Kasım 2016
TESLİMİYET
28 Ekim 2016
HAYAT VE ÖLÜM !
22 Ekim 2016
İSLAM’DA BİRLİK VE DAYANIŞMA
10 Ekim 2016
ADALET VE ADİL OLMAK !
29 Eylül 2016
MA’RİFET NEDİR
24 Eylül 2016
MERHAMET
09 Eylül 2016
Kurban Bayramı
19 Ağustos 2016
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
28 Haziran 2016
KİMLERE ZEKÂT VERİLMEZ?
23 Haziran 2016
TERÂVÎH NAMAZI
21 Haziran 2016
13-HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI KIRAN )
20 Haziran 2016
11-HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI İFRAD )
20 Haziran 2016
KUR’AN-I KERİM DE ZEKATLA İLGİLİ AYETLER
15 Haziran 2016
-RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
12 Haziran 2016
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
08 Haziran 2016
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER
08 Haziran 2016
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER
08 Haziran 2016
HİCRİ TAKVİM BİRLİĞİ'NDE ALINAN KARARLAR
02 Haziran 2016
RAMAZANA GİRERKEN RAMAZANI KARŞILARKEN
19 Mayıs 2016
İSLAM DA GÜVEN
15 Mayıs 2016
İSLAMDA ADALET
06 Mayıs 2016
İSLAMDA ADALET
03 Mayıs 2016
HZ.İBRRAHİM HALİLÜLLAH
21 Nisan 2016
Hz.İBRAHİM İN HAYATI
07 Nisan 2016
MEKKE-İ MÜKERREME TARİHİ
01 Nisan 2016
MEDÎNE-İ MÜNEVVERE
17 Mart 2016
CÖMERTLİK
10 Mart 2016
ŞEFAAT NEDİR, KİMLERE ŞEFAAT EDİLİR
04 Mart 2016
ŞİRK NEDİR,ŞİRK ÇEŞİTLERİ NELERDİR ?
25 Şubat 2016
KUR'AN VE HADİSLERDE TEMİZLİK
18 Şubat 2016
KUR'AN VE HADİSLERDE TEMİZLİK
11 Şubat 2016
GÜZEL DÜŞÜNMEK
01 Şubat 2016
SABIR
21 Ocak 2016
HAC İBADETİ
25 Aralık 2015
Hz. MUHAMMED ( s.a.v.)´in HAYATI-VEFATI
17 Aralık 2015
TEHECCÜD NAMAZI İŞRAK NAMAZI
28 Kasım 2015
İKİNDİ NAMAZI NASIL KILINIR
26 Kasım 2015
İKİNDİ NAMAZI NASIL KILINIR
20 Kasım 2015
BEŞ VAKİT NAMAZIN KILINIŞI (Öğle namazı)
12 Kasım 2015
BEŞ VAKİT NAMAZIN KILINIŞI
05 Kasım 2015
NAMAZIN İÇİNDEKİ ŞARTLAR
15 Ekim 2015
NAMAZIN FARZLARI
08 Ekim 2015
NAMAZLA İLGİLİ BİLMEDİKLERİMİZ
06 Eylül 2015
İKİNCİ AKABE BİATI MAKALE
03 Eylül 2015
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI TEMETTU)
01 Eylül 2015
HACCIN ÇEŞİTLERİ (HACCI İFRAD )
31 Temmuz 2015
MEKRUH NEDİR?
30 Temmuz 2015
MEKRUH NEDİR?
23 Temmuz 2015
ŞEVVAL ORUCU
20 Temmuz 2015
İBADETLERDE DEVAMLILIK
14 Temmuz 2015
FİTRE İLE İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
11 Temmuz 2015
Zekat Hakında Sorular Cevaplar
10 Temmuz 2015
Zekât Hakkında Sorular
08 Temmuz 2015
FİTRE VE ZEKAT KİMLERE VERİLİR ?
07 Temmuz 2015
ZEKAT HAKKINDA SORULAR !
06 Temmuz 2015
ORUÇLA İLGİLİ SORULAR CEVAPLAR
01 Temmuz 2015
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
30 Haziran 2015
RAMAZAN VE ORUÇ İLE İLGİLİ 5 SORU 5 CEVAP
24 Haziran 2015
RAMAZANIN KAZANDIRDIKLARI
22 Haziran 2015
TERAVİH NAMAZI
22 Haziran 2015
RAMAZAN'IN GETİRDİKLERİ
04 Haziran 2015
HACCI ANLAMAK-1
01 Haziran 2015
POZİTİF DÜŞÜNMEK !
15 Mayıs 2015
MİRAÇ KANDİLİ
19 Nisan 2015
ÜÇ AYLAR
09 Nisan 2015
SORUMLULUK DUYGUSU
02 Nisan 2015
SORULAR CEVAPLAR
19 Mart 2015
İSLAMDA ÇALIŞMAK
12 Mart 2015
HAC NEDİR ?
26 Şubat 2015
TİCARET AHLAKI ve ADALET
21 Şubat 2015
İDAM OLMALI MI?
05 Şubat 2015
LAİLAHE İLLALLAH DEMEKLE CENNETE GİRİLMEZ !
29 Ocak 2015
İNSAN OLMAK
22 Ocak 2015
YASİN SADECE ÖLÜLERE OKUNMAZ
08 Ocak 2015
AHİRETE İMAN
01 Ocak 2015
YENİ BİR YILA GİRERKEN
18 Aralık 2014
UMRE NEDİR ?
04 Aralık 2014
TAKVA NEDİR?
27 Kasım 2014
UMRE NEDİR ?
14 Kasım 2014
UMRE'YE GİDECEKLERE TAVSİYELER !
30 Ekim 2014
PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK AHLAKI
24 Ekim 2014
KUR’ANI KERİMDE SABIR
16 Ekim 2014
KUR’AN A GÖRE YAŞAMAK
09 Ekim 2014
HACILIK ÜNVANI
03 Ekim 2014
AREFE VE KURBAN BAYRAMI !
25 Eylül 2014
MERAKLISINA İKİLİ ÖGÜTLER
18 Eylül 2014
KURBAN BAYRAMI !
08 Eylül 2014
MEDİNE DEN MERHABA
28 Ağustos 2014
ALLAH A VE RESULUNE İTAAT ETMEK
17 Temmuz 2014
DÖRT KİTABIN DÖRDÜ HAKMIDIR?DÖRT KİTABIN DÖRDÜ HAKMIDIR?
03 Temmuz 2014
Orucu Bozan Ve Bozmayan Şeyler
26 Haziran 2014
RAMAZAN A GİRERKEN
19 Haziran 2014
HARAMI HELAL YAPMA
12 Haziran 2014
ÜMİT VE UMUT
12 Haziran 2014
BERAT KANDİLİ NEDİR ?
05 Haziran 2014
MÜSLÜMANCA
29 Mayıs 2014
İKİ YÜZLÜLÜK
28 Mayıs 2014
DEĞER BİÇMEK Mİ DEĞER BİLMEK Mİ ?
25 Mayıs 2014
MİRAC KANDİLİ
14 Mayıs 2014
TEDBİRLİ OLMAK
08 Mayıs 2014
ÇEVRE TEMİZLİĞİ
01 Mayıs 2014
ÜÇ AYLAR
24 Nisan 2014
DIŞ GÖRÜNÜŞ ALDATABİLİR
17 Nisan 2014
VASİYETİN HÜKMÜ VE ÇEŞİTLERİ
10 Nisan 2014
HACLA İLGİLİ SORULAR
03 Nisan 2014
TEHLİKELİ SÖZLER
27 Mart 2014
YALAN VE İFTİRA
20 Şubat 2014
İMTİHAN DÜNYASI
14 Şubat 2014
İSLAM AHLAKI
16 Ocak 2014
HZ.YAKUB’UN GÖZLERİ NASIL AÇILDI
12 Ocak 2014
HZ. YAKUB’UN YUSUF’UN KOKUSUNU ALMASI
02 Ocak 2014
YUSUF AS. IN ÖZ KARDEŞİ BÜNYAMİN İLE BULUŞMASI
26 Aralık 2013
KÖLELİKTEN SULTANLIĞA HZ.YUSUF A.S.
19 Aralık 2013
HZ. YUSUF A.S. IN RÜYALARI YORUMLAMASI
12 Aralık 2013
HZ. YUSUF’UN ZİNDANA ATILMASI
05 Aralık 2013
YUSUF PEYĞAMBERİN AĞIR İMTİHANI
29 Kasım 2013
HZ.YUSUF VE KUYUYA ATILMA İMTİHANI
21 Kasım 2013
HZ.YUSUF VE İMTİHAN
14 Kasım 2013
TÖVBE VE İSTİĞFAR
07 Kasım 2013
MUHARREM AYI VE AŞURE
31 Ekim 2013
GİYBET EDELİM Mİ?
10 Ekim 2013
KURBANIN TARİHÇESİ
03 Ekim 2013
KURBANIN TARİHÇESİ
27 Eylül 2013
UHUD SAVAŞI ( 2)
20 Eylül 2013
UHUD SAVAŞI
30 Ağustos 2013
ZAFER KAZANMAK
22 Ağustos 2013
HACI ADAYLARINA TAVSİYELER
16 Ağustos 2013
ŞEVVAL ORUCU
06 Ağustos 2013
KİTAPLARA İMAN
05 Ağustos 2013
ZEKÂT NEDİR?
02 Ağustos 2013
MELEKLERE İMAN
31 Temmuz 2013
ALLAH ‘A İMAN
30 Temmuz 2013
MܒMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
29 Temmuz 2013
MܒMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
25 Temmuz 2013
NAMAZ’IN ÖNEMİ?
22 Temmuz 2013
22 Temmuz 2013
19 Temmuz 2013
18 Temmuz 2013
16 Temmuz 2013
FITIR SADAKASI
15 Temmuz 2013
ORUÇLA İLGİLİ GENEL MESELELER
Haber Yazılımı