Yazı Detayı
27 Temmuz 2020 - Pazartesi 12:01
 
KUŞAKLARLA ÇATIŞMAYALIM!
Sedat YÜCEL
 
 

Dünyada insanların var oluşları, var oldukları zamana göre bir dönemin kuşağını oluştursa da esasen her dönemin kuşakları arasında da belirgin bazı özellikler bulunmaktadır. Çoğu zaman bu özelliklerin sonucunda meydana gelen farklı anlayış ve tepkilerin oluşturduğu sonuca biz kuşak çatışmaları diyoruz.

Çocukluğumuzda anne babalarımızdan şu sözleri çok sık duymuşuzdur:
“Bunlar zamane çocuğu canım, ne laf anlıyorlar, ne söz dinliyorlar.”, “Yahu öyle laflar ediyorlar ki, valla sanki büyümüş de küçülmüş gibi.”, “Bunların yaptığına akıl fikir ermiyor arkadaş!”
Zaman geçti ana baba olduğumuzda aynı şeyleri bizler söyler olduk. Çocuklarımızın yaptıkları şeyler, konuştukları olağanüstü sözler, kavarama, algılama biçimleri, kendi dönemlerimizle kıyasladığımızda bizlerden çok farklı olduğunu ortaya koyuyordu. Şimdi bakıyorum, kendi çocuklarımız da torunlarımız da aynı şeyleri söylüyor. Ancak bazı şeyler değişiyor, gelişiyor, farklılaşıyor tabi. Örneğin; geçmişte çocuk ve gençlerin yaptıkları karşısında ebeveynler, çok büyük bir hata anlamına gelen “İcat çıkarma” şeklinde tepki gösterirlerdi. Oysa şimdi anneler, babalar, hatta devletin kurumları çocuklarımız için keşke icat çıkartsın diye teşvik ediyorlar.
1900-1945 yıllarında doğan insanlardan oluşan kuşak daha çok gelenekçi kuşak adıyla anılır. 2. Dünya Savaşı'nı, krizleri yakından görmüştür. Kıtlıkların yaşandığı ortamlardan gelen bu nesil, radyonun çıktığı ve çok popüler olduğu dönemden de ismini alarak “Radyo Bebekleri” unvanı ile anılmaktadırlar. Sayıları hızla azalmaktadır.
1946-1964 Yılları arası 2. Dünya Savaşı sonrasında neredeyse hemen her evde bir bebek dünyaya geldiği için “Ortalık bebek kaynıyor” denilen bir dönem olmuş. Bu nesil de ebeveynleri gibi Halk hareketleri, Vietnam Savaşı ve Soğuk Savaş döneminde büyümüşlerdir. Bu savaşlar, bu nesli 1970'li yıllarda barışseverliğe ve yenilikçiliğe dönüştürmüştür.
1965-1980 yılları arasında dünyaya gelen bu insanlar, “X” Kuşağı olarak bilinmektedir. Ekonomik alanda problemlerin çok olduğu, boşanmaların sayısal anlamda çok arttığıve çocukların daha çok anneleriyle yaşadığı, eğitim imkânlarının kıt ve zor yaşam koşulları nedeniyle fazla da önem verilemediği, küçük diplomaların bile itibar gördüğü bir dönemden bahsediyoruz. “X” kuşağı ekonomik olarak zor günler geçiren bir nesil olarak kuşaklar arasında yer alır. 
“Y” kuşağı olarak bilinen kuşak dediğimizde 1981-1998 yılları arasında doğanlar anlaşılır. Bu nesil eğitim anlamında oldukça yüksek seviyededir. Hızlı bilgisayarlara, teknolojik değişimlere ve bu değişimlere ayak uydurmuş becerikli bir nesildir. Diğer kuşakla çok iyi uyum içinde olan uzlaşmacı, arabulucu karakterde olduğu müşahede edilmiştir. 
1999 yılı sonrası doğanlar “Z” kuşağını oluşturuyor. Bugün en büyüğü 20 yaşında. Önceki kuşaklarla, daha çok “X” kuşağı ile bağdaşmayan yönlerinden bahsedilir. Bilgisayar ve internet dünyasına doğmuşlardır. İlkokul öğrencisi bile uzaktan eğitimi görebilecek seviyede bilgisayar ve internete aşinadır. Saklambaç, körebe gibi sokak oyunları onlara hitap etmez. Hiyerarşik ve otorite gibi ortamlardan nefret ederler.
Yapacak bir şey yok, dünyanın düzeni böyle; çatışmak yerine şartları anlayışla karşılayıp uzlaşmakta bizim elimizde. Yenilikler bizlere ters gelmemeli, yeni nesillere yol açmalı, fırsat tanımalı bence.  Atalarımız ne demiş: 
“Geçinmektir çaresi, en iyi yatırım insana olan yatırım.”
Sağlıklı kalın, sevgiyle kalın

 
Etiketler: KUŞAKLARLA, ÇATIŞMAYALIM!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
20 Temmuz 2020
BOSNA'YI ANLAMAK
13 Temmuz 2020
HALKIN GÜCÜ VE DEMOKRASİ
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2020
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
10 Aralık 2019
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
07 Aralık 2019
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı