Yazı Detayı
10 Aralık 2019 - Salı 10:00
 
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
Sedat YÜCEL
 
 

Bu haftaki yazımın konusunda; “Ferrarisini Satan Adam” serisi kitapların yazarı Robin Sharma’nın; babasının sözlerinden etkilenerek yazdığı bir başka kitabının isminden esinlendim. Kitabın ismi “Sen Öldüğünde Kim Ağlar”

Baba şöyle söylüyordu:

-Oğlum, doğduğunda bütün dünya sevinirken sen ağlıyordun. Öyle bir hayat sürmelisin ki, öldüğün zaman sen sevinirken ardından bütün dünya ağlasın.

Bu dünyada hepimiz bir ömrü tüketirken, esasında bu oyunun tek aktörü biz değiliz.  Yaşamımızda büyük küçük roller alan o kadar çok aktörler var ki… Kimileri sahnenizde kısa süreli, kimileri uzun süreli kalıyor. Belki kendi oyunumuzun baş aktörleri biz olabiliriz. Alkışların önemli kısmını alıyor da olabiliriz; ama bütün alkışları ben alırım, almalıyım hırsı kimseye hayır getirmez; hayır getirmeyen düşünce ve uğraşsa huzur vermez. Demek oluyor ki hayırsız bir yol, yol değildir. Bu tarz bir yaşam tarzı ve düşüncesi de, erdem sahibi bir insana yakışmayacağı aşikâr.

İnsan, ben merkezli yaşayamaz. Bırakın insanları, hayvanlar âleminde bile içgüdüsel olarak bir başka canlıyı hesaba katmadan yaşamadıklarını belgesellerde izliyoruz. Hayatta bir düzen, bir akış var. Allah insana akıl gibi bir nimet vermiş. “Yaratılanların en şereflisisin” demiş. Belki hatalarımız olur, hayat nizamına aykırı hallerimiz olur diye bizlere Peygamberler göndermiş, kitap göndermiş. Şerefli bir varlık olarak yaşayalım diye.

Yaşanmadığında da hesabını soracağını, iyi veya kötü yönde cezasının olacağını bildirmiş. Oysa gerçek yaşamda akış, hiç de böyle cereyan etmiyor. Yaşamın bütün senaryolarını ben yazarım sen de oynayacaksın diyenler var. Bütün alkışları ben almalıyım diyenler var. Hayvanlardan çok daha vahşi duygularla avlanmak isteyenler var.

 

İstanbul’un fethinden bu yana dünya üzerinden yirmi iki nesil gelmiş geçmiş. Ne önemli şahsiyetler, ne krallar, padişahlar, dehalar ve daha niceleri geldi geçti. Belki de birçoğunun mezarı bile yok. Zaman öylesine bir hızla akıp gidiyor ki, bir gün bir bakmışsınız perde kapanmış. Alkışlar kulise kadar da gelebilir. Yuh sesleri de gelebilir. Bu sizin elinizde. Seni tanıyan en son insan öldüğünde, bu dünyada unutulup gidersin. Sanki hiç yaşamamış gibi olursun.

Baki kalan kubbede bir hoş seda bırakmak istiyorsan, adam gibi yaşamalısın. İnsana uygun hasletlerin olmalı. Kendi nefsin için değil, toplum için neler yaptığına, yapabildiğine bakmalısın. Gönüllere taht kurmak istiyorsan gönüller yapmalısın.

Sabahtan akşama kadar hinlik içinde onun lafını buraya, bunun lafını oraya taşımaktan öte bir şey yapmazsan… Her türlü entrikayı Allah’tan korkmadan çevirirsen… Haramı, helali gözetmezsen… Freni patlamış kamyon gibi oraya buraya çarparak gezersen. Bir tek yararlı işin olmazsa… Toplum yararına uğraşanların gardını düşürmeyi huy edinirsen… Din kardeşliği felsefesini zedeleyecek manipülasyonlar yaparsan… Sen zaten insana yaraşır bir hayat sürmüyorsun demektir. Ne hayatının, ne de malının mülkünün hayrını görürsün. Mevlana Hazretlerinin dediği gibi:

Nice insanlar gördüm, üstünde elbise yoktu.

Nice elbiseler gördüm, içinde adam yoktu.

Sen doğarken ağlamışsındır mutlaka. Sen ağlarken elbette sevinenler de olmuştur. Öldüğünde, ailenin dışındaki insanların da seni hayırla, rahmetle anmasını istiyorsan, buna göre hayatını düzenlemelisin. Kim bilir, belki o zaman bu kubbede hoş bir seda bırakmak sana nasip olur.

Sevgiyle kalın.

 

 
Etiketler: ÖYLE, BİR, HAYAT, SÜR, Kİ!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Ağustos 2020
GENÇLER SİZE İMRENİYORUM DA ÜZÜLÜYORUM DA
15 Ağustos 2020
GÖLCÜK DEPREMİ ÜZERİNE
10 Ağustos 2020
DÜNDEN BUGÜNE GÖLCÜK!
03 Ağustos 2020
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
27 Temmuz 2020
KUŞAKLARLA ÇATIŞMAYALIM!
20 Temmuz 2020
BOSNA'YI ANLAMAK
13 Temmuz 2020
HALKIN GÜCÜ VE DEMOKRASİ
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2020
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
07 Aralık 2019
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı