banner753
Yazı Detayı
27 Mayıs 2020 - Çarşamba 00:14
 
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
Sedat YÜCEL
 
 

Kartpostallık derecede muhteşem manzaraları, büyüleyici güzellikleri olan İstanbul, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün bile herkesi büyülemektedir. Yurt dışında “hangi ülkedensiniz?” şeklinde sorulara “Türkiye” dediğiniz zaman, soranlar hemen arkasından “İstanbul!” diyerek gülümserler. Çünkü İstanbul demek Türkiye demektir. Haklı olarak dünya ölçeğinde İstanbul’un şöhreti oldukça fazladır.

Tarihsel sürece bakıldığında, 4. Yüzyıldan sonra İstanbul’un kaderinin değiştiğini görürüz. Konstantin’in Roma krallığını elde etmesinden sonra iki amacı vardı: İlki, Roma İmparatorluğunun başkentini İstanbul yapmak, ikincisi, Hıristiyanlığın merkezini İstanbul yapmak. Konstantin hayattayken bu iki amacına da ulaştı. Ölümünden sonra şehrin adı Byzantion iken Konstantiniyye, daha sonraki süreçte Konstantinopolis olarak değiştirildi. Ayasofya, Aya İrini, Yerebatan Sarnıcı gibi simge olabilecek çok sayıda eser ve mabetler yapıldı. Onun için Napolyon, “eğer dünya bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu” derken; kendi hayranlığı bir yana, İstanbul’un Hristiyanlığın bir başkenti olması arzusunu da ima etmiş oluyordu..

Esasen Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (S.A.V): “Konstaniyye ne güzel bir şehir, onu fetheden kumandan ne güzel bir kumandan” buyururken; Konstaniyye’nin Hıristiyanlığın başkenti olmasından rahatsızlık duymakta ve Müslüman bir ülkenin başkenti olmasını arzu etmekteydi. Birçok Padişahın, kumandanın İstanbul’u fethetme isteğinin altında yatan sır, Yüce Peygamberin hadisinde övülen kumandan olma şerefine ulaşmak içindir. Peygamberimizin arzusunu yerine getirmek isteyen kumandana destek vermek aşkıyla 70-80 yaşlardaki Eyüp El-Ensari Arap Yarım adasından kalkıp askerleriyle Konstantinopolis’e gelmesinin başka ne amacı olabilir ki…

Bu arada, Osmanlı döneminde Konstantinopolis olarak kullanılmış olan bu görkemli şehrin isminin, Cumhuriyet’in ilanından sonra Rumca şehre doğru anlamına gelen Stan-Polis kelimelerinin Türkçeleştirilmesi ile İstanbul olarak tescil edildiğinin bilinmesi lazım.             Bu arada İstanbul için neler söylenmiş neler;

LAMARTİN,“Dünyaya son kez bakacaksın deseler, bu bakışı Çamlıca’dan İsterdim”,   JOSEP HELLER, “İstanbul dünyanın başkentidir. Coğrafya bakımından rakipsizdir” demiş. Ancak Rus Çarı 1. Petro; “İstanbul’a hükmeden dünyaya hükümdar olur. Onun için, mümkün olduğu kadar İstanbul’a yaklaşmak gerekir” derken amacını da belirtmiş.                                          Yani, bizim bilmemiz gereken;İstanbul Allah’ın yarattığı çok güzel bir coğrafi güzelliktir. Atalarımızın emanetidir, manevi değeri çok büyüktür ve herkesin onda gözü vardır. Bizlerin de İstanbul’umuza gözümüz gibi bakmamız, manevi atmosferine sahip çıkmamız lazımdır.

Kim hangi gözle bakarsa baksın, Resulullah’ın hadisleri, Eyüp sulatanın hatırası, Fatih Sultan Mehmet ve Ak Şemsettin’in manevi birliktelikleri, Ulubatlı Hasanların kahramanlıkları ve birçok görünen görünmeyen ervahın pürü paklıkları hürmetine cümle alem-i İslam aşkına:

 Yıllar önce FATİH ne demişti:Ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u.                                                                                                      Şimdi bizimde ecdadımıza şöyle seslenmemiz gerekiyor.                                                                           Ya İstanbul bizde kalır, ya da Allah bizi alır.                                                                                        Vatan şehitlerimizi, İstanbul’u bize canlarıyla, kanlarıyla armağan eden atalarımızı saygıyla, rahmetle, minnetle anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. 

Sağlıklı kalın, sevgiyle kalın.

 

 
Etiketler: , TARİHTEN, BUGÜNE, İSTANBUL,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
10 Aralık 2019
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
07 Aralık 2019
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı